Çentikli örnek nedir, Çentikli örnek ne demek

Çentikli örnek; Metalürji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Metalürji'deki terim anlamı:

Çentikli çubuk çarpı deneyinde kullanılmak için, üstüne çentik açılmış olan çubuk.

Çentikli örnek tanımı, anlamı

Çent : Birbirine yapışık iki eşit parçadan meydana gelmiş olan cisimlerden her biri, fasulye, nohut gibi sebzelerin, badem, ceviz, erik gibi kuru meyvelerin içindeki parçalar

Çenti : Çanta. Bıçakla, çubuk veya tahta üzerinde açılan küçük tırtık: Hele şuna, masanın kenarını çentek çentek etmiş. Gömlek.

Çentik : Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

Çentikli : Üzerinde çentik bulunan.

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

 

Çentikli çubuk çarpı deneyi : Metallerin birden yüklemelerdeki kırılma özelliklerini saptamak için, çentikli örnek parçalarla yapılan deney.

Çentikli çubuk : Üzerine çentik açılmış olan metal çubuk.

Çarpı deneyi : Çentikli çubukların, çarpı yoluyla birden kırılmalarını ve böylece kırılma için gerekli erkenin bulunmasını sağlayan deney.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Açılmış : Açıklanmış, şerhedilmiş.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

Diğer dillerde Çentikli örnek anlamı nedir?

İngilizce'de Çentikli örnek ne demek ? : notched specimen