Öksüz nedir, Öksüz ne demek

Öksüz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk)
  • Kimsesiz.

"Öksüz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Anasız kız, han soyu olsa öksüzdür gene / Kapandım bak, senin de ölmeden cenazene" - F. N. Çamlıbel
  • "Duvarda bir posta kutusu var / Belki aşk mektupları bekliyor / İçimdeki öksüz daha mı küçüldü / Emekliyor" - H. F. Ozansoy

Yerel Türkçe anlamı:

Ahşap yapılarda yatay ve dikey ağaçlar arasına destek olarak çakılan ağaç parçası.

Anlayışsız.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Balığın sık av verdiği zamanlarda 1-5 köstekli bir bedenin bir ucu seğirtmeye diğer ucu ise el oltası fırdöndüsüne takılan bir çeşit seğirtme oltası.

İngilizce'de Öksüz ne demek? Öksüz ingilizcesi nedir?:

vertical longline

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Uşak şehri, Banaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Öksüz hakkında bilgiler

Öksüz, annesi ölmüş, yetim ise babası ölmüş çocuk. Öksüz kelimesi, hem annesi hem babası ölmüş çocuk anlamında da kullanılır. Bu sözcükler, ölmemiş olsalar bile anne ve babasından sürekli olarak koparılmış çocuklar ve hayvan yavruları için de kullanılır. Bu yazıda öksüz kelimesi hem annesini hem de babasını kaybetmiş çocuk anlamında kullanılmıştır.

 

"Öksüz" sözcüğü, Türkçe "ök" kökünden türemiştir. Ök sözcüğü "bağ, ip" anlamlarına gelir. Zamanla anlam genişlemesine uğrayarak önce göbek bağı sonra da anne ve baba (ebeveyn) anlamında da kullanılmaya başlanmıştır. Ök sözcüğü Türkçenin bazı ağızlarında öksüz ile eş anlamlı olarak kullanılır. Yetim kelimesi ise Arapça yet'm (tek başına, eşsiz) sözcüğünden gelir. Öksüz ve yetim kelimeleri hem sıfat hem de isim olarak kullanılabilirler.

Öksüz ile ilgili Cümleler

  • Ali on üç yaşında öksüz kaldı.
  • Bazı öksüzler evlatlık alınacak, ama hepsi değil.
  • Ali bir öksüzdü.

Öksüz anlamı, tanımı:

Baba : Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Ata. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Çocuğu olan erkek, peder. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Bu gibi kimselere verilen unvan. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.

 

Öksüz kalmak : Kimsesiz olmak. anası veya hem anası hem babası ölmüş olmak.

Öksüz anası : Yoksul ve kimsesiz olanları gözeten kadın.

Öksüz babası : Yoksul ve kimsesiz olanları gözeten erkek.

Öksüzdoyuran : Çok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek.

Öksüzsevindiren : Değeri az, cicili bicili şey.

Öksüzlük : Öksüz olma durumu. Kimsesizlik.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Anne : Yavrusu olan dişi hayvan. Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba.

Çocuk : Genç erkek. Küçük yaştaki erkek veya kız. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Sözcük : Kelime.

Sürek : Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden.

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Kimsesiz : Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan. Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz. Kimsesi olmadan.

Öksüz balığı : Kemikli balıklardan, kırlangıç balığıgiller (Triglidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta olabilen, pembe renkli, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmara Denizi’nde yaşayan bir tür. (Trigla lyra,) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kırlangıçbalığıgiller (Triglidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 40-60 cm. Pembe renklidir. Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmarada yaşar.

Öksüz barmak : Serçe parmakla orta parmak arasındaki parmak.

Öksüz çocuk düşlemesi : Ana ve baba ile olan duygusal gerilimler sonucu gizli gizli onların üvey çocukları olduğunu kurma.

Öksüz iyeğü : Küçük iyeği kemiği.

Öksüz kalmak : anası veya hem anası hem babası ölmüş olmak; kimsesiz olmak. İlgili cümle: "“O güne kadar yalnızlığımı pek o kadar duymamıştım, birden öksüz kaldım.”" R. H. Karay.

Öksüz sergen : Kısa raf.

Öksüzali : Çiğdeme benzer, beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği, kardelen.

Öksüzbalığı : (zooloji)

Öksüzce : Çiğdem. Kesilmiş ineğin kürek eti. Değirmen oluğunun içine kaçan şeyleri çıkarmak için bırakılan delik ve kapağı. El ve ayak parmaklarının kenarlarnda çıkan küçük et parçaları, şeytantırnağı.

Öksüzce bağır : Uykuluk, pankreas.

Diğer dillerde Öksüz anlamı nedir?

İngilizce'de Öksüz ne demek? : adj. orphan, parentless, motherless

n. orphan, half orphan

Fransızca'da Öksüz : orphelin/e

Almanca'da Öksüz : n. Waise, Waisenkind, Waisenknabe

adj. verwaist

Rusça'da Öksüz : n. сирота (MF)

adj. сиротливый, малоценный