Örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi nedir, Örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi ne demek

Örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Bütün işçi ve işverenlerin, önceden izin almaksızın ve serbestçe kendi örgütlerini kurma, bu örgütlere katılma haklarını ve örgütlerin resmi görevlilerin müdahalelerinden bağımsız serbestçe etkinlikte bulunabilmelerini güvence altına alan ve 1948 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi tanımı, anlamı

Hakk : Hak. Hak, hisse

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Korunma : Korunmak işi.

Örgü : Örme işi ya da biçimi. Örülerek yapılan, örme. Örülmüş saç bölüğü, belik. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Yapı.

 

Örgüt : Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.

Örgütlenme : Örgütlenmek işi, teşkilatlanma.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Özgür : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.

Sözleşme : Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Temel uluslararası çalışma sözleşmeleri : Uluslararası çalışma sözleşmelerinin çalışma hayatıyla ilgili temel hakları kapsayan Zorla Çalıştırma Sözleşmesi, Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi, Örgütlenme ve Toplu Sözleşme Hakkı Sözleşmesi, Eşit Ücret Sözleşmesi, Zorla Çalıştırmanın Yasaklanması Sözleşmesi, Ayrımcılık (İstihdam ve Meslek) Sözleşmesi, Asgari Yaş Sözleşmesi, Çocuk İşçiliğinin En kötü Biçimleri Sözleşmesi’nden oluşan sözleşmeler.

 

Uluslararası çalışma sözleşmeleri : Dernek kurma, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, zorla çalıştırma ve çocuk emeğinin yasaklanması, çalışma hayatında ayrımcılığın yok edilmesi, çalışma yönetimi, endüstriyel ilişkiler, işlendirme politikası, çalışma koşulları, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlığı, kadınların işlendirilmesi ile göçmen işçiler ve denizciler gibi çalışma hayatıyla ilgili her türlü konuda 1919’dan bu yana Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin işçi-işveren-hükümet üçlüsü tarafından kabul edilip yasama organları tarafından onaylanmasıyla birlikte öngörülen koşulların uygulanması konusunda bağlayıcı hükümler içeren ve uluslararası çalışma ölçünlerini belirleyen sözleşmeler.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Serbestçe : Hareketlerine dikkat etmeyen. (serbes'tçe) Serbest bir biçimde.

Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

Müdahale : Karışma, araya girme. Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları.

İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.

Diğer dillerde Örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi ne demek ? : freedom of association and protection of the right to organise convention