Ülke dışında egemenlik ilkesi nedir, Ülke dışında egemenlik ilkesi ne demek
Ülke dışında egemenlik ilkesi; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.
Teknik terim anlamı:
Yabancı ülkelerde görevlendirilen siyasal işyarlara elçilik binalarındaki oturum ve işlemleri için kendi ülkelerinde imişçesine davranışta bulunabilmeleri erkinliğinin verilmesi ve böylece bir takım bağışıklıklardan yararlandırılmaları ilkesi.
Ülke dışında egemenlik ilkesi anlamı, tanımı
Egemen : Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan
Egemenlik : Egemen olma durumu. Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet.
İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.
Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.
Yabancı ülkeler : Memâlik-i ecnebiyye.
Yararlandırılma : Yararlandırılmak işi, faydalandırılma.
Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.
Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
Verilme : Verilmek işi.
Siyasal : Politika ile ilgili, siyasi, politik.
Elçilik : Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.
Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.
Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.
Böylece : Tam böyle, bu biçimde. En sonunda, böylelikle.
Bağışık : Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
Elçili : Edirne kenti, Karakasım nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Siyasa : Politika.
Oturum : Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse. Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen bölümlerinden her biri, seksiyon. Seans.
Davran : . Hazır ol, hazırlan anlamında kullanılan bir isim. İşe giriş, el at, başla anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık..
Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.
Diğer dillerde Ülke dışında egemenlik ilkesi anlamı nedir?
İngilizce'de Ülke dışında egemenlik ilkesi ne demek ? : exterritorial principle

Bu kısımda Ülke dışında egemenlik ilkesi nedir? Ülke dışında egemenlik ilkesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ülke dışında egemenlik ilkesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ülke dışında egemenlik ilkesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.