Işılçoğaltıcı nedir, Işılçoğaltıcı ne demek
Işılçoğaltıcı; Fizik alanında kullanılan bir terimdir.
Fiziksel anlamı:
Işıtelektrik yolu ile elde edilen eksiciği üstel bir çarpan ölçüsünde çoğaltarak baştaki ışık yeğinliğini ölçen aygıt.
Işılçoğaltıcı kısaca anlamı, tanımı
Işıl : Işıklı. Işıldayan, parlak. Işıldayan, parlayan
Işık yeğinliği : (verilmiş bir doğrultuda)Bir kaynak ya da bir kaynak parçacığının, tepe açısı sonsuz küçük ve ekseni verilmiş doğrultudaki koni içine yayımladığı ışık akısının, bu koninin oylum açısına bölümü. [Bakınız: yeğinlik].
Baştak : Müstakil (ev). Başı açık. Tek başına, yalnız, kimsesiz, çoluğu çocuğu olmayan. Başbuğ. Başıboş, işsiz güçsüz, yaramaz, haylaz (çocuk). [Bakınız: başlak].
Çarpan : Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.
Yeğin : Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün, iyi.
Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.
Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.
Üstel : Üstü olan.
Başta : İlk olarak. Özellikle.
Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru.
Işıt : Aydınlat, ışık saç, parlaklık ver anlamında kullanılan bir isim.
Yeği : Kız babasına verilen başlık.
Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri.
Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.
Üste : "Fazladan vermek, ödemek" anlamındaki üste vermek, "fiyatı artırmak eklemek, katmak" anlamlarındaki üste vurmak deyimlerinde geçen bir söz. "Başarmak, becermek" anlamındaki üstesinden gelmek deyiminde geçen bir söz.
Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.
Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
Aygı : Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş. Eşya.
Diğer dillerde Işılçoğaltıcı anlamı nedir?
İngilizce'de Işılçoğaltıcı ne demek ? : photomultiplier

Bu kısımda Işılçoğaltıcı nedir? Işılçoğaltıcı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Işılçoğaltıcı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Işılçoğaltıcı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.