Incipiencies türkçesi Incipiencies nedir

Incipiencies ingilizcede ne demek, Incipiencies nerede nasıl kullanılır?

Incipience : Başlangıç.

Incipiency : Başlangıç.

Incipient : Başlangıç aşmasında olan. Yeni başlayan. İnsipiyent. Henüz başlamakta olan. Türemekte olan. Yeni başlamış. Başlangıç.

Incipient fusion : Yeni başlayan erime. Başlangıç kaynaşması.

Incipient species : Aynı türler olmak üzere birbirinden uzaklaşan fakat coğrafik engellere rağmen hala kendi aralarında çiftleşebilen populasyonlar. İnsipient tür.

İngilizce Incipiencies Türkçe anlamı, Incipiencies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incipiencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kickoff : İlk vuruş. Santra vuruşu. Başlama vuruşu. Başlama. (futbol) başlama vuruşu.

Commencement : Diploma töreni. Başlama. Bidayet.

Departure : Hareket. Ayrılma. Ayrılış. Gidiş. Değişiklik. Sapma. Ölüm. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi. Geri çekilme.

Da capo : Baştan başlamak (müzikle ilgili talimat).

Anlage : Kaynak. Taslak. Bir organ veya bölümün ilk fark edilebilir taslağı. Bir organ oluşmadan önceki hücre topluluğu.

First : İlk kez. Mükemmel. İlkönce. İlk. Önde gelen. Birinci. Başta. Birincilik. En büyük.

Cradles : Gemi kızağı. Beşik. Kızak (gemi). Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları.

 

Start : Başlatmak. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Başlama.

Cradle : Kızak gemi. Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Beşikte sallamak. Oturak. Beşiğe yatırmak. Trapezin oturma yeri. Beşik. Gemi kızağı. Kızak (gemi).

Outset : İçeri. Baş. Dışa doğru.

Incipiencies synonyms : showtime, starting time, get go, beginning, big bang, conceptions, doorway, offset, birth, conception, incipiency, commencing, debut, debuts, commencements.

Incipiencies zıt anlamlı kelimeler, Incipiencies kelime anlamı

Middle : Göbek adı. Vasati. Ortadaki. Ortanca. Orta. Orta yer. Bel. Vasat. Ara. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler.

End : Uç çekit. Son vermek. Bitiş çekidi. Son çekit. Uç. Akıbet. Son. Son kısım. Sonuç.