Induct türkçesi Induct nedir

  • Silahlı kuvvetlere askere almak.
  • Endüklemek.
  • Almak.
  • Resmen göreve almak.
  • Başlatmak.
  • Birini memuriyetine resmen oturtmak.
  • Askere almak.
  • Üyeliğe kabul etmek.
  • Celp suretiyle askere almak.

Induct ile ilgili cümleler

English: I broke my gas-powered rice cooker so I got an induction rice cooker instead.
Turkish: Gazlı pilav pişireceğini bozdum bu yüzden onun yerine indüksiyonlu pilav pişirici aldım.

Induct ingilizcede ne demek, Induct nerede nasıl kullanılır?

Inductance : Öz indüksiyon. İrkilim kangalı. Doğuşturu. Endüktans. İrkilimlik. İndüktans. İrgiti. Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu.

Inductance coil : Endüktans bobini. Kıvılcım bobini.

Inductances : İrgiti. Endüktans. İrkilim kangalı. Öz indüksiyon. İndüktans. Doğuşturu.

Inducted : Resmi olarak bir göreve atanmış. Tanıtılmış. Hizmet altına alınmış (askeri). Gösterilmiş. İşe sokulmuş. Hizmete alınmış. Resmen göreve getirilmiş. İş verilmiş.

Inductee : Acemi asker. Celp eri.

Induction : İndükleme. Göreve başlatma. Mıknatısla ya da kıvıl bir alan etkisiyle bir özdek içinde ucayların oluşması. mıknatıs alanı değişirken kıvıl alan ya da akım oluşması. Emme. Özelden genele, tikelden tümele giderek ya da olguların gözleminden genelliklere vararak bilgi üretme yöntemi. Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Escherichia coli hücrelerinde, substrat varlığında o substrata özgü enzimin ortaya çıkması. örnek: ortamda laktozun varlığında birkaç dakikada 5000 molekül beta galaktozidaz enziminin meydana gelmesi. Neden olma. Tümevarım. Bir molekülde bulunan kümenin yakınına ucaylı bir küme katarak, elektron düzenini ve kimyasal tepkenliğini değiştirme.

 

Induction current : İndüksiyon akımı. İndükleme yoluyla elde edilen elektrik akımı. Endüksiyon akımı. Endükleme akımı. İkaz cereyanı. İndükleme akımı.

Induction field : Doğuşturucu alanı. Doğuşturu alanı. Endüksiyon alanı.

Inductees : Acemi asker. Celp eri.

Inducting : Almak. Başlatmak. Resmen göreve almak. Silahlı kuvvetlere askere almak. Askere almak. Endüklemek. Birini memuriyetine resmen oturtmak. Celp suretiyle askere almak.

İngilizce Induct Türkçe anlamı, Induct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Induct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adhibit : Koymak. Ek. Yapıştırmak. İdare etmek.

Conscripted : Askere alınmış veya çağrılmış. Askere çağırmak.

Commenced : Başlamak. Dava açmak. Yüksek lisans almak. Doktora derecesi almak.

Began : Koyulmak. Meydana gelmek. Girişmek. Önayak olmak. Başlamak. Doğmak.

Enlists : (destek) sağlamak. Askere yazmak. Katılım sağlamak. Kayırmak. Sağlamak (destek). (destek veya yardım vb) sağlamak. Kaydolmak. Kaydetmek. Asker olmak. Askere kaydolmak.

 

Install : Kurmak. Monte etmek. Başa geçirmek. Döşemek. Takmak (bir aygıtı). Kurmak (yazılım). Tesisatı döşemek (kalorifer veya elektrik vb). Törenle makamına getirmek (yeni seçilmiş veya atanmış birini). Atamak.

Draft : Sıkıntı. Çekiş. Askere çağırmak. Tasarı hazırlamak. Tasarlamak. Manga. Para çekme. Plan çizmek. Taslağını çizmek. Poliçe.

Begins : Doğmak. Meydana gelmek. Başlamak. Koyulmak. Önayak olmak. Girişmek.

Enrol : Kaydını yapmak. Kaydetmek. Kayda geçirmek. Yazmak. Kabul etmek. Adını kaydetmek. Kütüğe geçmek. Adını yazmak. Üye olmak.

Begin : Girişmek. Vücut bulmak. Koyulmak. Doğmak. Adım atmak. Önayak olmak. Atılmak. Çığır açmak. Başlamak.

Induct synonyms : invest, get the show on the road, initiates, drafted, inducts, instal, get start, abstract, invite, begun, attach to, inducting, commence, affiliating, accepts, initiate, seat, enfranchise, receive, acceptant, enfranchises, buys, acquire, admit, enlisting, take in, get the ball rolling, get started, assume, affiliates, borrow, crimping, acquires.

Induct zıt anlamlı kelimeler, Induct kelime anlamı

Exclude : Dışarıda bırakmak. Dahil etmemek. Kovmak. Hesaba katmamak. Önlemek. Dışlamak. Kapsamdan çıkarmak. İçeri almamak. Saymamak. Hariç tutmak.

Induct ingilizce tanımı, definition of Induct

Induct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To usher in. To bring in. To introduce.