Infinite series türkçesi Infinite series nedir

  • Sonsuz seri.
  • Sonsuz dizi.
  • Bir sonsuz terimler sayısı içeren sayı dizisi.
  • Seri.
  • (matematik) sonsuz seri.

Infinite series ingilizcede ne demek, Infinite series nerede nasıl kullanılır?

Infinite : Sonsuzluk. Hudutsuz. Sınırsız. Tükenmez. Mutlak. Muazzam bir. Nihayetsiz. Sonsuz olan şey. Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb).

Series : Dizi. Seriler. Dizi film. Sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Silsile. Türküm. Seri. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. tv. birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri. konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katmanlar. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.

Infinite dimensional space : Sonsuz boyutlu uzay.

Infinite distributed lag model : Sonsuz dağıtılmış gecikme modeli. Idl modeli.

Infinite extension field : Sonsuz genişleme cismi.

 

Infinite impulse response : Sonsuz dürtü yanıtı.

İngilizce Infinite series Türkçe anlamı, Infinite series eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infinite series ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pungent : Acı. Haşin. Sert. Tesirli. Sivri. Keskin. Kekre. Keskin kokulu. Dokunaklı.

Mass : Bir cismi ivdirmek için uygulanan kuvvetle, bu kuvvetin oluşturduğu ivme arasındaki değişmez oran; cismin özdek olarak tutarı. Kilise ayini. Toplamak. Çokluk. Birikmek. Bir araya gelmek. Toptan. Kitle. Kümelenmek.

High speed : Işıklı. Hızlı. Verimli. Yüksek randımanlı. Çok hızlı. Yüksek hızlı. Büyük hızla giden. Aydınlık. Son süratle giden.

Detritus : Kaya döküntüsü. Parçalanık döküntü. Kırıntı malzemeler. Döküntü. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Aşınma döküntüsü. Akvaryum tabanına toplanan artıklar. Taş döküntüsü.

Prompt : Unuttuğu sözleri sufle etmek. Yönlendirmek. Hemen. Teşvik etmek. Çabuk. Unuttuğu bir şeyi hatırlatmak. Hemen teslim edilen. Tam olarak.

Infinite sequence : Sonsuz sıra.

Cycle : Devir yaptırmak. Bir sürecin döngü ya da çemberli devinimi sırasında geçirdiği dönemlerden her biri. Devre. Dönme. Salınım. Bisiklete binmek. Aşama. Bisiklet sürmek. Yapıştırmak.

Cycles : Dolaşım. Zaman. Dönme. Devre. Bisiklet. Devir. Motosiklet. Aşama. Dizi.

Battery : Vurmalı çalgılar. Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt. Atıcı (baseball terimi). Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pil. Atıcı beysbol. Kötü muamele. Akımtoplar. Dövme. Takım.

Batteries : Borda topları. Takım. Dizi. Pil. Piller. Atıcı (baseball terimi). Vuruş. Batarya. Kötü muamele. Vurmalı çalgılar.

Infinite series synonyms : quickest, highest speed, rapid, rapider, crashing, fastest.