Internus türkçesi Internus nedir

  • İç.
  • İç, iç tarafta olan.
  • İnternus.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Internus ingilizcede ne demek, Internus nerede nasıl kullanılır?

Meatus acusticus internus : Meatus akustikus internus. İç kulak işitme yolu.

Nervus caroticus internus : Nervus karotikus internus. Ganglion cervicale craniale'nin ön ucundan çıkan ve başın sempatik uyarımından sorumlu olan sinir.

Internuclear : Nüveler arası. Çekirdekler arasında bulunan. İnternükleer.

Internuclear distance : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çekinlerarası uzaklık. Bir özdeciğin çekinleri arasındaki uzaklıklardan her biri.

Internuncial : Sinir lifleri arasında bağlayıcı görevi olan (anatomi terimi). Bağlayıcı. Bağlayan. Sinir lifleri bağlayıcısı. Bağlayıcı sinir.

Internal affairs : İç işler. Dahiliye. İç işleri. İç ilişkiler. İçişleri. İç politika.

Intern : Gözaltına almak. Staj yapmak. Kapatmak. Gözaltı. Stajyer doktor. Stajyer. Hapsetmek (bir gemiyi bir limanda). Asistan. Enterne etmek. Alıkoymak.

Internai energy : Bir nesneyi oluşturan özdecikterin, yerlerine ve nesne içindeki devinimlerine bağlı olan erkil ve devimsel erkeleri toplamı. İç erke.

Internal antenna : Almacın bulunduğu yapının içinde ya da doğrudan doğruya almacın yakınında yer alan dalgalık çeşidi. İçeri dalgalığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Internuncio : Papa elçisi. Aracı. Papa temsilcisi.

İngilizce Internus Türkçe anlamı, Internus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Domestic : İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Yerli. Ehli. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. Eve ait. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Evcil. Hizmetçi. Aile. Ev.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abaxial : Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

Core : Çekirdeğini çıkarmak. Koçan. Eşelek. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Göbek. Göbeğini almak. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Domestics : Evcil. Temizlikçi. Hizmetçi. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Aile ile ilgili. Yurt içi. Ailevi. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Inland : Denizden uzak olan. (ülke) iç kısım. Dahil. Ülkenin iç kısmında olan. İçe doğru. İçeride. Ülkenin iç bölgelerine doğru. Denizden uzakta. Ülkenin iç kısmı.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Position : Oyuncuların alanda yer alış durumu. Pozisyon. Makam. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. İş. Fikir. Duruş. Koymak. Hal. Yerini belirlemek.

Internus synonyms : intragroup, spatial relation, intrinsic, civiler, interior, inside, civil, abamectin, abdominal palpation, a amplitude mod, internecine, abattoir, abdominal ovariectomy, bowels, entrails, intramural, abdomen, cores, civilest, a c syndrom, a c deformity, guts, inners, breast, a dna, abdominal fat necrosis, inner, endo, abdominal distention, in.

Internus zıt anlamlı kelimeler, Internus kelime anlamı

Outside : Dış taraf. Dış (taraf). Açık havada olan. Dışında. Den başka. En fazla miktar. Dış görünüş. Dış kısım. Dışına. Dışarısı.

External : Yabancı ülkelerle olan. Yabancı. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dışarıdan gelen. Dışta veya dışa yakın. Dışa ait. Dıştan gelen. Dışta ya da dışa yakın. Dıştan. Dışta.

Extramural : Okullar arası. Okul dışı öğrenciler için yapılan. Kent dışında olan. Ekstramüral. Şehir dışında. Bir organ veya damarın çeperi dışında kalan. Hariçten gelen. Ekstramural. Duvar dışı.