Irsız nedir, Irsız ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çok ağlayan, yaramaz çocuk.

Edepsiz, kavgacı kişi.

Dedikoducu.

Namussuz.

Issız.

Irsız kısaca anlamı, tanımı

Dedikoducu : Çok dedikodu yapan, kovcu, gıybetçi, dillek

Namussuz : Ahlak kurallarına uygun davranmayan, ahlak kurallarını çiğneyen. Ahlak kurallarına uygun davranmayarak, ahlak kurallarını çiğneyerek. Kızgınlıkla söylenen bir söz.

Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

Edepsiz : Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse).

Kavgacı : Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse. Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse.

Yarama : Yaramak işi.

Namus : Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet. Dürüstlük, doğruluk.

Issız : Kimse bulunmayan veya az kimse bulunan, tenha, yaban. Tenha bir durumda. Yalnız, kimsesi olmayan.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

 

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

Dedik : Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Issı : Sıcaklık, hararet. Sıcak.

Çocu : Çocuğu.

Edep : Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Irmakyunusbalığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Irmakyunusbalığıgiller ne demek ? : fresh-water dolphins