Şavşat nedir, Şavşat ne demek

Şavşat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Artvin iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:

Deli.

Şavşat hakkında bilgiler

Şavşat, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Artvin iline bağlı bir ilçe ve ilçenin merkezi olan kasaba.

Türkiyenin en kuzeydoğusundaki ilçelerinden biridir. Şavşat ilçesi 1 Belde ve toplam 70 köyden oluşur. Bu köylerin 10'u Meydancık Beldesine bağlıdır.

Şavşat kelimesi Gürcüce kökenli olduğu ileri sürülmektedir. Fakat manası için farklı görüşler mevcuttur. Bu görüşler ilki ve en çok bilineni Kara Orman'dır. Gür şavi (savi) "kara" + şad "orman". Bir diğer görüş ise Şavşat kelimesinin Gürcüce Şavi "siyah" sözcüğüyle ilgili olmadığıdır. Adın sonundaki +eti/+ati ( +at) eki Gürcücenin "yeri-yurdu" anlamındaki ekidir. "Şavş? yurdu" Kızıroğlu ve diğerleri Sakaların Savuş oymak adından olduğunu ileri sürerler.

Şavşat, M.Ö.900-650 yılları arasında Urartu, Kolhis ve Kimmerler, daha sonraları sırasıyla Romalılar ve Sasanilerin egemenliği altına girmiştir.Bir dönem Lazlarca Lazika krallığına bağlanmıştır.1118 yılında bu bölgeye gelen Kıpçak Türkleri,Kral Davidin karısı Gurandukth'un Kıpçak olması sebebiyle Gürcülerle yakınlaşmış ve Gürcü kralı David onları Ahıska Artvin,Rize, Ardahan, Erzurum vb.ye yerleştirmeye çalışmış ancak bu plan birkaç yıl sonra David'in oğlu döneminde hayata geçmiştir.1267 yılında bu kıpçaklar Atabek Devleti'ni kurdular.Yöre artık Kıpçak Atabeklerinin hakimiyetinde idi.Fakat bir diğer Anadolu Türk beyliği olan Osmanlılar da gelişiyorlardı.İşte Şavşat 1479 yılında Fatih zamanında Osmanlıya katılmıştır.

 

Şavşat tanımı, anlamı:

Artvin : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Karadeniz : Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Merkez : Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Biçim, tarz. Polis karakolu. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir işin öğretildiği yer. Belirli bir yerin ortası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Kasaba : Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde.

Kuzeydoğu : Kuzeyle doğu arasındaki yön.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Bağlı : Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Sınırlanmış, sınırlı. Bir bağ ile tutturulmuş olan.

 

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.