Abn türkçesi Abn nedir

  • Havada.
  • Havadan taşınan.
  • Uçakla nakledilen (askeri).
  • Uçuş.
  • Hava indirme.
  • Uçuşta.

Abn ile ilgili cümleler

English: This warm weather is abnormal for February.
Turkish: Bu ılık hava şubat için anormaldir.

English: Environmental pollution is causing abnormal weather conditions.
Turkish: Çevre kirlenmesi anormal hava koşullarına neden oluyor.

English: It is abnormal to eat so much.
Turkish: Çok yemek anormaldir.

English: I don't want to have children. Is that abnormal?
Turkish: Çocuklarım olmasını istemiyorum. Bu anormal mi?

English: We have detected an abnormality on your x-ray.
Turkish: Röntgeninizde bir anormallik belirledik.

Abn ingilizcede ne demek, Abn nerede nasıl kullanılır?

Abnaki : Abenakili. Kuzeydeki new england ve güneydeki quebec'te amerikan yerli kabilesi. Abenakili yerliler tarafından konuşulan iki dilden herhangi biri.

Abnegate : Ülkeden ayrılmak. İnkar etmek. Yadsımak. Reddetmek. Feragat etmek. Feda etmek. Vazgeçmek. Kaçmak (sorumluluktan). Tanımamak.

Abnegated : Reddetmek. Yadsınmış. Tanımamak. İnkar etmek. Yadsımak.

Abnegates : Reddetmek. İnkar etmek. Feragat etmek. Feda etmek. Tanımamak. Yadsımak. Vazgeçmek. Kaçmak (sorumluluktan). Ülkeden ayrılmak.

Abnegating : Yadsıma. İnkar etme. İnkar etmek. Tanımamak. Yadsımak. Reddetmek.

 

Abnormal : Düzgüsüz. Düzensizlik. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. kusurlu teşekkül, sakatlık. Normal dışı, anormal. Sapkın. Uygun olmayan. Anormal. Olağandışı. Gayrinormal.

Abnegations : Yadsıma. İnkar. Fedakarlık. Feragat. Kaçma (sorumluluktan). Feda etme. Vazgeçme. Feragat etme.

Abneural : Abnöral. Merkezi sinir sistemi dışında, merkezi sinir sisteminden uzak.

Abnegation : Yadsıma. İnkar. Feragat. Vazgeçme. Feda etme. Fedakarlık. Feragat etme. Kaçma (sorumluluktan).

Abnegators : İnkar eden. Vazgeçen veya feragat eden kimse. Feragat eden kimse.

İngilizce Abn Türkçe anlamı, Abn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cruising : Sabit hızla yolculuk. Yolculuk. Seyir. Sabit hız. Seyrüsefer.

Fly : Pantolonun ön yırtmacı. Zaman akıp gitmek. Çadır perdesi. Tüymek. Uçma. Saçılmak. Çiftekanatlılar takımına bağlı birçok böcek türünün ortak adı. bk. karasinek. Açıkgöz. Dalgalanmak (bayrak). Uçuş yapmak.

Aerially : Havadan. Hafifçe. Hava ile ilgili olarak. Hayali olarak. İncelikle. Havayla ilgili olarak.

Ba : Barium (baryum). Beyaz metalik element (kimya). Baryumun simgesi.

Flying : Payanda. Dövüş sporları. Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu. Pilotluk. Ritmik jimnastik. Uçma. Hızla geçen. Uçan. Acele.

Australian : Avustralyalı. Avustralya. Avustralya'ya özgü. Avustralyaca.

Flights : Kaçma. Uçma. Kuş sürüsü. Firar. Böcek sürüsü. Geri çekilme. Kaçış. Yağmur (kurşun, ok vb.). Akış.

 

Flighted : Basamak. Kuş sürüsü. Akış. Böcek sürüsü. Uçmak. Uçakla seyahat. Yağmur (kurşun, ok vb). Sürü. Kaçma.

Abn synonyms : australian aborigine, ethnos, artium baccalaurens, bachelor's degree, native australian, midairs, volitation, overhead, in mid air, wafted, waft, aviations, inflight, baccalaureate, aloft, flyings, flighting, bachelor of arts, midair, afloat, aflight, aboriginal, in the air, homing, ethnic group, aussie, flight, wafts, aborigine, on the fly, aviation.

Abn zıt anlamlı kelimeler, Abn kelime anlamı

Undergarment : İçlik. İç çamaşırı.

Wrong : Kötü. Yanlış yol. Kemlik. Suç. Haksız. Haksızlık etmek. Hata. Uygunsuz. Yanlış. Zulmetmek.