Acente nedir, Acente ne demek
Acente; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş.
- Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse.
- Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse

- Banka şubesi.
- Vapur ortaklığı.
"Acente" ile ilgili cümle örnekleri
- "İtalya'da büyük bir şirketin acentesiyim ben." - R. Enis
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi.
İngilizce'de Acente ne demek? Acente ingilizcesi nedir?:
agent
Acente hakkında bilgiler
Acente, ticari temsilci, ticari vekil, satış memuru ya da müstahdem gibi belirli bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse ya da faaliyet konusu bu olan kuruluş.
Türk Ticaret Kanunu’nunda da (116 ve devamı maddelerinde), "Bir ticari işletmenin içinde ve o işletmeye bağlı olmaksızın belirli bir sözleşmeye dayalı olarak, bağımsız olarak çalışan, ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık ederek sözleşmeleri ticari işletme nam ve hesabına yapan gerçek veya tüzel kişilerdir." olarak tanımlanmaktadır. Acente ile ticari işletme arasında devamlı bir ilişki sözkonusudur.
3 Haziran 2007'de kabul edilen Sigortacılık Kanunu'nda sigorta acentesi şu şekilde tanımlanmıştır:
Kanun uyarınca gerçek ve tüzel kişiler (bankalar dahil) acentelik yapabilir. Acentelerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne (TOBB) kayıt olması gereklidir.
Acente ile ilgili Cümleler
- Bir seyahat acentesinde çalışıyorum.
- Tom, acentenin menfaatı icabı işi bırakmalıdır.
- İyi bir seyahat acentesi tavsiye edebilir misin?
- Ali emlak acentesiydi.
- Ben bir turizm acentesinde çalışıyorum.
Acente kısaca anlamı, tanımı:
Kuruluş : Kurulma işi. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Yapı, yapılış, bünye. Kasılma.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Sözleşme : Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat. Sözleşmek işi.
Sürek : Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü.
İşletme : İş yeri. İşletmek işi. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.
Aracılık : Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.
Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.
Borsa acentesi : Müşteriden aldıkları alış ve satış emirlerini borsada yerine getirip karşılığında komisyon alan kimse veya kuruluş.
Seyahat acentesi : Geziyle ilgili hizmetleri düzenleyen ticari kuruluş. Yolculuk bileti satılan ticari kuruluş.
Acentelik : Acente kuruluşu. Acentenin yaptığı iş.
Kazanç : Yarar, çıkar, kâr. Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü.
Yürü : "devam et, git" anlamında kullanılan bir söz.
Küçük : Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Geri aşamada. Niceliği az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
Şube : Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. Dal. Kol.
Banka : Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
Vapur : Su buharı gücüyle çalışan gemi.
Ortak : Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner.
Ticari : Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.
Diğer dillerde Acente anlamı nedir?
İngilizce'de Acente ne demek? : n. agent, representative; agency
Fransızca'da Acente : agence [la], agent [le], concessionnaire [le][la]
Almanca'da Acente : n. Vertreter
Rusça'da Acente : n. агент (M), агентство (N)

Bu kısımda Acente nedir? Acente ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Acente tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Acente hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.