Adenovirüsler nedir, Adenovirüsler ne demek

Adenovirüsler; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

İki iplikli DNA' sı olan virüs grubu; hayvanlarda bazı tümörlere sebep olan, 70-90nm çapında, 252 kapsomerden oluşan ikozahedral bir protein kılıf içinde düz bir DNA çift heliksi kapsayan, birçok serotipleri patojen olan, adenovirüs tip II insan dahil memelilerde solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Pek çok canlı türünde, genellikle üst solunum sisteminde, gizli seyirli enfeksiyonlara neden olan, çift iplikli DNA genom yapısına sahip ve yaklaşık 70 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Adenoviridae.

Teknik terim anlamı:

Hayvanlarda bazı tümörlere neden olan, boyutları 70-90 nm ve çift zincirli DNA molekülüne sahip virüsler, Adenoviridae.

Adenovirüsler anlamı, tanımı

Aden : Salgı yapan organ, bez

Adenovirüslerle ilişkili virüsler : Parvoviridae ailesinin dependovirüs cinsinde bulunan ve çoğalmaları için Adenovirüslerin yardımına gereksinim duyan virüsler.

Solunum sistemi : Organizmada solunumu sağlayan organların tümü, solunum aygıtı.

Adenoviridae : [Bakınız: adenovirüsler]. Adenovirüsler.

İkozahedral : Küp biçiminde olan.

Çift iplik : İki ipten meydana gelmiş genom yapısı.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

 

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genel olarak tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Virüsler : Bir protein kılıf ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal DNA ya da RNA'dan oluşan, influenza virüsü gibi bazı virüslerde nükleik asidi birkaç parçadan oluşabilen, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfları olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler. Nükleik asidi DNA ya da RNA oluşuna göre, morfolojilerine ve kılıf bulunup bulunmadığına göre gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Helikal virüsler, çok şekilli virüsler, kılıflı virüsler, kompleks virüsler, tek iplikli DNA virüsleri, çift iplikli DNA virüsleri, tek iplikli RNA virüsleri, tek iplikli ve kılıflı RNA virüsleri gibi.

Büyüklük : Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

Zincirli : Zinciri olan. Zincirle bağlı olan. 1716'da basılan Osmanlı altın parasının adı. Gaziantep şehrinde, Fevzipaşa bucağına bağlı bir yer. Konya şehri, Karatay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Kapsomer : Virüslerde nükleik asidi saran, proteinden oluşmuş kapsidi meydana getiren ve tek bir gen ile kontrol edilen protein birimler. Virüsün kapsit yapısını oluşturan bireysel protein moleküllerinden oluşmuş alt üniteler.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Patojen : Hastalık oluşturan.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Serotip : Özellikle bakteri ve virüslerde, antijen karakterleri ile belirlenen türün alt tür kümesi. Yapısal antijenlerindeki farklılık temeline göre tanımlanmış mikroorganizma tipi, aynı tür bakteri veya virüsün serolojik bakımdan farklı tiplerinden her biri, serovar. Bir mikroorganizma türünün farklı antijenik özelliklere sahip olan ve serolojik temelli testler kullanılarak bir birlerinden ayırt edile bilen alt grupları, serovar.

Diğer dillerde Adenovirüsler anlamı nedir?

İngilizce'de Adenovirüsler ne demek ? : adenoviruses