Ahdana nedir, Ahdana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Evin zemin katındaki temel üstü duvarı: Evin ahdanası yıkıldı.

Taş duvar.

Ahdana anlamı, tanımı

Ahda : İğdiş edilmiş erkek hayvan. İşe yaramaz. Akdağ (Yozgat)

Zemin katı : Giriş katı.

Katın : Kadın. [Bakınız: katun].

Zemin : Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Teme : Tümden : Bu iş teme kaldı.

Zemi : Tarla.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

 

Duva : Dua.

Yıkı : Harabe.

Evin : Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

Taş : Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. Dama, domino ve benzerleri oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri. 7. tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde. 8. jeol. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça. 9. mec. Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. Gönü işlemekte kullanılan bir araç. [Bakınız: kayaç]. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası. (Söz sanatı terimi) Kapalıca yapılan sitem veya takışma. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Değirmen taşı. (Bünyan Kayseri). [Bakınız: daş].

Diğer dillerde Ağırlıklı ortalama anlamı nedir?

İngilizce'de Ağırlıklı ortalama ne demek ? : weighted mean, weighted average