Akanak nedir, Akanak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı.
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer.
[Bakınız: akak].
Sakız elde edilen kök: O akanak benim, sakızını sen toplama.
Kayanak oyununda pardon anlamında kullanılan bir söz.
Akanak tanımı, anlamı
Akan : [Bakınız: akar]. Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar
Akana : Nine, büyük anne. Üvey anne, analık. Amca karısı, yenge.
Dere yatağı : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsuyun yatağı.
Çağlayan : Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
Yarıntı : Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.
Kayanak : Yassı, düz, kat kat oluşmuş taşlar : Kapının önüne kayanak döşedim. Yassı kayıcı, taşla oynanan bir oyun. Oyun oynanan ince, düz taş.
Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.
Pardon : "Özür dilerim, affedersiniz" anlamlarında kullanılan bir söz.
Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Yatak : Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
Mecra : Yatak. Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu.
Yarın : Bugünden sonra gelecek ilk gün. Gelecek, ilerideki zaman. (ya'rın) Bugünden sonra gelecek ilk gün içinde.
Sakız : Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine. Sakız ağacı. Şekerli ve kokulu ağızda çiğnenen eğlence yiyeceği, ciklet. Vücudu beyaz olup başta ve ayaklarda belirgin siyah işaretler bulunan, ince kemik yapılı ve yüksek ayaklı, ince yağsız uzun kuyruklu bir tür koyun.
Çağla : Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.
Kayan : Kayarak yer değiştiren. Dağdan inen sel. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş.
Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.
Irmak : Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
Diğer dillerde Akalazya anlamı nedir?
İngilizce'de Akalazya ne demek ? : achalasia

Bu kısımda Akanak nedir? Akanak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akanak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akanak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.