Akbabagiller nedir, Akbabagiller ne demek
Akbabagiller; bir hayvan bilimi terimidir.
- Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası

Biyoloji'deki anlamı:
Kuşlar (Aves) sınıfının, kartallar (Falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (Accipitres) alt takımından, kanatları geniş ve büyük, baş ve boyunları az çok çıplak, genellikle leş yiyen bir familyası. Rahip akbaba (Vulturmonachus), leş akbabası (Neophron percnopterus) kızıl akbaba (Gyps fulveus) türleri iyi bilinir.
İngilizce'de Akbabagiller ne demek? Akbabagiller ingilizcesi nedir?:
old world vultures
Osmanlıca Akbabagiller ne demek? Akbabagiller Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
nesriye fasilesi
Akbabagiller hakkında bilgiler
Eski Dünya akbabaları (Aegypiinae), atmacagiller (Accipitridae) familyasının bir alt familyasıdır ve gündüz yırtıcıları (Falconiformes) takımına aittir. Yeni bulgular ışığında, daha çok leyleklerle (Ciconiidae) akraba olan ve leyleksiler (Ciconiiformes) ile ilişkilendirililen Yeni Dünya akbabaları (Cathartidae) ile bu bağlamda ayrılırlar.
Akbabaların çoğu görece büyük yırtıcı kuşlardır. Gövde büyüklüğü bir metrenin üzerine çıkabilir ve kanat açıklığı 2,50 metreyi bulabilir. Uzun, çıplak ya da kısa tüylü bir boyunda bulunan boyun çelengi, birçok türün karekteristik özelliğidir.
Yaşam alanı olarak stepler, yarı çöller gibi açık alanı tercih ederler. Ancak dağlar gibi bölgeler de söz konusu olabilir.
Eski Dünya akbabalarına Güney Avrupa, Afrika ve Asya'da gibi Eski Dünya'nın kıtalarında rastlanır.
Akbabagiller anlamı, tanımı:
Yırtıcı : İş bitiren, mahir. Tiz, yüksek (ses). Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).
Takım : Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Takım elbise. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
Kanat : Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Angıç. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. Balıklarda yüzgeç. Yan, taraf. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey.
Büyük : Önemli. Büyük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Üstün niteliği olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.
Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.
Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.
Akbaba : Çıkarı için başkalarını sömüren. Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar.
Geniş : Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Eni çok olan, enli, vâsi. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Çok.
Dünya : İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Herkes. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi.
Atmaca : Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).
Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
Leylekler : Leyleksiler takımının bir alt takımı (Ciconiiformes).
Akraba : Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler.
Leyleksiler : Kuşlar sınıfından leylekler, sümsükgiller, balıkçıllar ve flamanları içine alan omurgalı hayvanlar takımı.

Bu kısımda Akbabagiller nedir? Akbabagiller ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akbabagiller tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akbabagiller hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.