Alabanda vermek nedir, Alabanda vermek ne demek
Alabanda vermek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de argo olarak kullanılır.
Teknik terim anlamı:
Göz dağı vermek, bir adamı kuru gürültü ile korkutmak.
Alabanda vermek tanımı, anlamı
Alaba : Uşak şehri, Banaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi
Alabanda : Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.
Verme : Vermek işi.
Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
Kuru gürültü : Gereksiz, önemsiz, sonu alınamayacak söz veya davranış.
Korkutmak : Korkmasına yol açmak. Gözdağı vermek. Kaygıya düşürmek.
Azarlamak : Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
Haşlamak : Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.
Paylamak : Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak.
Korkutma : Korkutmak işi.
Azarlama : Azarlamak işi, paylama.
Gürültü : Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. [Bakınız: ses etkileri]. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.
Paylama : Paylamak işi, azar, azarlama, tekdir, tevbih, papara, saparta.
Haşlama : Haşlamak işi. Haşlanarak pişirilen şey.
Korkut : Muş iline bağlı ilçelerden biri.
Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].
Kork : Bostan korkuluğu.
Diğer dillerde Alabalık ezmesi anlamı nedir?
İngilizce'de Alabalık ezmesi ne demek ? : trout paste

Bu kısımda Alabanda vermek nedir? Alabanda vermek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alabanda vermek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alabanda vermek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.