Antispazmodik nedir, Antispazmodik ne demek

Antispazmodik; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İskelet kasları ve sindirim kanalında ani ve istek dışı olarak ortaya çıkan kasılmaları önleyen, spazmolitik ilaç.

Antispazmodik hakkında bilgiler

Spazm çözücü, spazm giderici veya antispazmodik, düz veya çizgili kaslarda gerçekleşen spazmları durduran ilaç ya da bitkiler için kullanılan tabir.

Antispazmodik anlamı, kısaca tanımı

Anti : Yunanca karşı anlamında ön ek. Karşı, zıt

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

Spazmolitik : Antispazmodik.

Çizgili kas : Kas telleri üzerinde enine çizgiler gösteren ve çalışması isteme bağlı kas dokusu tipi. İskelet kası. Vücut kaslarının önemli bir bölümünü oluşturan, uzun silindirik kas tellerinden yapılan, iyi gelişmiş çapraz çizgiler içeren ve istemli çalışan, kas lifleri arasında anatomik ve işlevsel bir bağlantı olmayan ve yalnız sinir yoluyla etkin olan kas dokusu tipi, iskelet kası. Kas telleri üzerinde enine çizgiler gösteren ve çalışması istemli olan bir kas dokusu tipidir. bk. düz kas.

 

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Çizgili : Üzerinde çizgi bulunan.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Kasılma : Kasılmak işi, takallüs.

İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

Çözücü : Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey. Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Durdur : Üveyik kuşu.

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Tabir : Rüya yorma, yorumlama. Deyiş, anlatım, ifade. Yorum. Deyim.

Durdu : Uzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir isim.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Diğer dillerde Antispazmodik anlamı nedir?

İngilizce'de Antispazmodik ne demek ? : antispasmodic