Apışlamak nedir, Apışlamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Avuçlamak, avuç dolusu almak.

Bağdaş kurmak.

Duraklamak.

Bacakları ayırmak.

Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek.

Adımlamak.

[Bakınız: apış kurmak].

Apışlamak kısaca anlamı, tanımı

Apış : Butların iç tarafı

Hızlı hızlı : Çabucak.

Avuç dolusu : Pek çok. Bir avucun alabildiği miktar kadar.

Apış kurmak : Bağdaş kurmak.

Duraklamak : Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

Duraklama : Duraklamak işi. İlerlemekte olan bir birliğin, vakitsiz, yersiz ve düzensiz olarak yürüyüşünü durdurması.

Avuçlamak : Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.

Adımlamak : Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.

Avuçlama : Avuçlamak işi, apazlama, hapazlama.

Adımlama : Adımlamak işi.

Ayırmak : Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

Yürümek : Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.

 

Dolusu : Dolduracak kadar.

Kurmak : Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.

Yürüme : Yürümek işi.

Bağdaş : Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.

Ayırma : Ayırmak işi.

Kurma : Kurmak işi. Prefabrik.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Diğer dillerde Apış askısı anlamı nedir?

Osmanlıca Apış askısı : süspansuar