Arzağaları nedir, Arzağaları ne demek

Arzağaları; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Hasoda görevlilerinden padişaha arz iletmeye yetkili en kıdemli dördü: hasodabaşı, silahtarağa, çuhadar, rikâbdar.

Arzağaları kısaca anlamı, tanımı

Hasodabaşı : Has-oda görevlilerinin en eskisi olup törenlerde padişahın giysilerini giydirip çıkarmakla, padişah nereye giderse yanında bulunmakla görevli kişi

Silahtar : Osmanlılar döneminde padişah, sadrazam, vezir ve benzerleri devlet büyüklerinin silahlarına bakan ve koruyan kimse. Kayseri şehrinde, Felâhiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

Kıdemli : Bir işte eski ve deneyimi çok olan. Sınıf temsilcisi, mümessil.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

Çuhadar : Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri. Sarayın haseki odasındaki en yüksek dört ağadan, başlıca görevleri törenlerde atla padişahın ardından giderek yağmurluğunu taşımak, halka para dağıtmak; padişahın kaftan ve börklerine bakmak, bulunmadığı zaman silahtara vekillik etmek olan üçüncüsünün sanı. Vezir ve öteki büyük orun sahiplerinin konak dışı işlerini yapan görevliler. Resmi dairelerde ayak hizmeti gören çuha giysili kimseler.

 

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Hasoda : Enderun'da içoğlanlara ayrılan altı oda ya da koğuştan birincisi ve en önemlisi.

İletme : İletmek işi.

Padişa : Hükümdar, bk. padişah.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Kıdem : Bir görevde rütbece eskilik. Bir görevde geçirilen süre.

Sila : Silah. Sıla, vatan. Silaha, silahı.

Çuha : Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş.

Rika : Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi. Nesih'in dendansız, yuvarlak ve kıvrak bir türüne verilen ad. (İcazetler genel olarak rika ile yazılırdı.). Üzerine yazı yazılacak deri parçası ya da kâğıt.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Dörd : Dört (bk. dört).

Arz : Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.

Diğer dillerde Arzağaları anlamı nedir?

Osmanlıca Arzağaları : çâr erkân-ı cuvanî