Hasoda nedir, Hasoda ne demek

Hasoda; Tarih alanında kullanılan bir kelimedir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Enderun'da içoğlanlara ayrılan altı oda ya da koğuştan birincisi ve en önemlisi.

Hasoda kısaca anlamı, tanımı

Hasoda hazinesi : Hasodada saklanan değerli eşya ile padişahın özlük paralarının bulundurulduğu yer

Hasodabaşı : Has-oda görevlilerinin en eskisi olup törenlerde padişahın giysilerini giydirip çıkarmakla, padişah nereye giderse yanında bulunmakla görevli kişi.

Hasodalık : Padişahın seçtiği odalık.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Enderun : Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. Devlet görevlilerini yetiştiren okul. Büyük sarayların iç bölümü.

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

 

Koğuş : Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

Ender : Çok az, çok seyrek. Çok seyrek olarak, çok seyrek bir biçimde.

Ende : İşte,orada. O. Elindeki.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Koğu : Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikodu. Bol, gevşek : Bu çorap koğu örülmüş. [Bakınız: kohu]. [Bakınız: kov].

Önem : Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Oda : Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz. Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik. Yeniçeri kışlası.

En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Hasoda anlamı nedir?

Osmanlıca Hasoda : hane-i hass