As a matter of course türkçesi As a matter of course nedir

  • Tabii olarak.
  • Doğal olarak.
  • Elbette ki.
  • Kendiliğinden.
  • Görev gereği.
  • Görev icabı.
  • Gayet tabii.
  • Gayet tabii olarak.
  • İşin gereği.
  • İşin doğası gereği.

As a matter of course ile ilgili cümleler

English: She let him pay the bill as a matter of course.
Turkish: O, doğal olarak faturayı ona ödetti.

As a matter of course ingilizcede ne demek, As a matter of course nerede nasıl kullanılır?

As : Sırada. Babında. İrken. Mademki. Çünkü. Olarak. Gibi. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Halde.

A : (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Bir. Argonun simgesi. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. Herhangi bir.

Matter : Cerahat. Yazılı belge. Yazılı şey. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Neden. Mesele. Bilinçten bağımsız olarak var olan ve bilinçte yansıyan nesnel gerçekliği anlatan bir felsefe kavramı. Önem. Cisim. Dert.

Of : -den övünerek bahsetmek. Nin. Hakkında. -nın. İle ilgili. Yüzünden. -nin. -den. -li. In.

Course : Akmak. Köpekle kovalamak. Sürgün avına çıkmak. Köpeklerle kovalamak. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu. Dökülmek. Yön. Sıralama. Rota.

 

A matter of course : Kaçınılmaz son. Beklenen son.

As a consequence : Sonuç olarak. Bunun sonucu olarak. Bu nedenle.

As a matter of courtesy : Nezaket gereği.

As a favor : Hatıra binaen. Hatır için.

Matter of course : Belli sonuç. Kaçınılmaz sonuç. Tabii bir şey. Kaçınılmaz son. Olağan iş. İşin doğal gidişine.

İngilizce As a matter of course Türkçe anlamı, As a matter of course eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As a matter of course ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instinctively : Sezgisel. Spontane olarak. İçgüdüsel olarak. İçgüdüsel bir şekilde. Düşünmeden. Doğal bir şekilde. Otomatik olarak.

In character : Karakter olarak. Karakterine uygun. Tipik özellik. Bir kimsenin normal davranışına uygun bir şekilde. Tipik olarak.

Spontaneously : Anında. Spontane. Kendi kendine.

By oneself : Tek başına. Yalnız başına. Bir köşede. Yalnız. Kendi kendine. Kendi başına.

All right : Tamam. Hayhay. Zarar görmemiş. Olur tamam. Olur. Kuşkusuz ki. Eh işte. Fena değil. İyi durumda.

By itself : Kendi kendine. Kendi başına (yardım görmeden).

In the nature of things : Doğal durum. Olağan akış. Rutin. Tabiatıyla. Durumun gerektirdiği şekilde.

 

As such : Bu itibarla. Haddi zatında. Olduğu gibi. Böyle. (kendi) doğasına bağlı olarak. Böylesi. Bunun gibi. Şöyle. Aslında. Kendi başına.

Automatic : Belirli koşullar altında, herhangi bir işletmen'in karışması gerekmeksizin işleyen bir aygıt ya da sürece değgin. Özdevinimli. Bir kez çalıştırıldıktan sonra, kendi kendini düzenleyen ve denetleyen. Olması kesin. Sinema ve televizyon araç ve gereçlerinde, çalışmalarının büyük bir bölümünün el değmeden ya da ayar, düzenleme gibi işler yapılmadan, kendiliğinden gerçekleşme durumunu belirten nitelik. Özdevimli. Kendi kendine olan. İşleysel yollarla devinerek kendiliğinden işleyen (düzenek). Özdevinimli (olarak). Otomatik.

By the nature of things : Konuların veya şeylerin normalde oldukları duruma göre. Tabiatıyla.

As a matter of course synonyms : spontaneous, naturally, immanently, of oneself, innately, automatically, unaffectedly, per se, by nature, natch, intrinsically, inherently, by all means.