Ayırıcılık işlevi nedir, Ayırıcılık işlevi ne demek

Ayırıcılık işlevi; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Bir ölçek sınarının, ölçüm sürekliliği üzerindeki değişik konumlarda yer alan tutum dizilleri arasında belirgin ayrımlar yapabilmesini gerektiren ölçekleme kuralı, bk. dizil.

Ayırıcılık işlevi kısaca anlamı, tanımı

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım

Ayırıcı : Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.

Ayırıcılık : Ayırıcı olma durumu.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

Yapabilme : Yapabilmek işi.

Ölçekleme : Büyüklüğü belli ölçülerde değiştirme; böylece küçük çapta taslamlardan büyük çapta yapılar tasarlama. Nesne ya da özellikleri nitel kesimlere ya da bölütlere ayırmakla kalmayarak sıra, eşit aralık ve oran ilişkileri içinde dile getirmek üzere başvurulan nicelleştirme yolu.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

 

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Kuralı : Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker).

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Sınarı : Aşağılık, bayağı, yoksul, akıl yoksulu. Kendisi gibi, benzeri, arkadaş, hemhâl, akran, emsâl.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Ayrım : Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.

Sınar : 1.Akraba, yakın. 2.Eşdeğer, denk. 3.Sıra, dizi: Dağ sınarı çok hoştur. Benzer. Bir ölçüm boyutu ya da konusuna ilişkin çeşitli konum ya da dizilleri dile getiren ve ölçme araçlarını oluşturan sözcük, tümce, anlatım, ayrıç ya da işlemlerden her biri.

Ölçüm : Ölçme işi. Ölçülerek elde edilen sonuç. Ölçümleme sonucu, takdir. Eli işe yatkın, becerikli, usta. Doktor. Fal. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bir kümenin altkümelerinden oluşan bir dolam üzerinde artı değerler alan sayılabilir toplamsal küme işlevi, Anlamdaş. sayılabilir toplamsal ölçüm. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Şekil, biçim, tarz. Acemi, beceriksiz. Şımarık.

 

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Dizil : Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.

Diğer dillerde Ayırıcılık işlevi anlamı nedir?

İngilizce'de Ayırıcılık işlevi ne demek ? : discriminability, discriminative function