Ayrıklama nedir, Ayrıklama ne demek
Ayrıklama; Dil Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.
Teknik terim anlamı:
Her zaman yanyana ve bir öbek halinde kullanılan iki kelimenin arasına başka kelime sokma. Zembilli Müftü Âli Efendi gibi.
Ayrıklama anlamı, kısaca tanımı
Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına
Ayrık : Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
Her zaman : Ara vermeden, sürekli, daima, sık sık.
Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.
Efendi : Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.
Zembil : Hasırdan örülmüş saplı torba.
Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Sokma : Sokmak işi.
Müftü : İl ve ilçelerde Müslümanların din işlerine bakan görevli. Dinî konularda fetva veren kimse.
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.
Keli : Taş ve toprak yığarak yapılan bağ, bahçe ve tarlaların sınırı. Dağ ve tepelerin eteği. Dağ ve tepenin en yüksek noktası. Taşlı, verimsiz tarla. Aşı yapmak için alınan filiz. Yurt. Tarla sınırı. Sebze karığının kenarı (Çayağzı). Çok yüksek olmayan tepe.
Efen : Kolay.
Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Öbek : Küme. Özne, yüklem veya çeşitli tümleçlerle birlikte kullanılan sözlerin bütünü. Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldız kümeleri.
Müft : Bedava, beleş.
Ali : Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.
Diğer dillerde Ayrıklama anlamı nedir?
Fransızca'da Ayrıklama nedir ? : disjonction

Bu kısımda Ayrıklama nedir? Ayrıklama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ayrıklama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ayrıklama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.