Börkü nedir, Börkü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yağmurdan, soğuktan korunmak için başa alınan, başlık, örtü, külah.

Börkü ile ilgili Atasözü veya Deyim

kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü : “başkalarının gereksemelerine çare bulan kişi, bunlara benzeyen kendi ihtiyaçlarını savsaklar” anlamında kullanılan bir söz.

Börkü anlamı, tanımı

Börk : Genellikle hayvan postundan yapılmış olan başlık

Börkütmek : Az haşlamak.

Sultan börkü : Beybörkü de denilen bir çiçek adı.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Korunma : Korunmak işi.

Başlık : Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

 

Külah : İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.

Soğuk : Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

Başlı : Başı olan.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Diğer dillerde Börkenek kırbayır büzgeninde gevşeme kusuru anlamı nedir?

İngilizce'de Börkenek kırbayır büzgeninde gevşeme kusuru ne demek ? : reticulo-omasal sphincter achalasia