Bıdık bıdık nedir, Bıdık bıdık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük.

[Bakınız: bıdık].

[Bakınız: bıdıl bıdıl].

Çocuğun yavaş yavaş yürüyüşünü anlatır.

Bıdık bıdık anlamı, kısaca tanımı

Bıdı : Kaz ve ördek yavrusu. Geveze. Böbrek

Bıdık : Kısa ve tıknaz.

Bıdıl bıdıl : Çocuğun tatlı tatlı konuşmasını anlatır. [Bakınız: bıcı bıcı]. Çocuğun yavaş yavaş yürüyüşünü anlatır. Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.

Yavaş yavaş : Yavaş bir biçimde, ağır ağır, adım adım, aheste aheste, aheste beste, sepil sepil. Azar azar. Gitgide.

Yürüyüş : Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.

Yürüyü : Yürüyerek.

Anlatı : Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Bıdıl : Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan. Acemi tavuğun ayağına takılan ip, köstek.

Anlat : Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.

 

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Çocu : Çocuğu.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Bıçkı tozu kurutması anlamı nedir?

İngilizce'de Bıçkı tozu kurutması ne demek ? : sawdust drying