Başlangıç noktası nedir, Başlangıç noktası ne demek

  • Bir işin veya şeyin başladığı yer.
  • Sıfır sayısının, sayı doğrusundaki yeri, baş nokta.
  • Parametrelenmiş bir yayın uçlarından biri

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

[a, b] aralığının bir T sürekli işlevi altında görüntüsü olan bir eğri için, T (a) noktası, Karşılaştırınız. bitiş noktası.

Bilimsel terim anlamı:

Dizgeli örnek seçme işleminde, evren dizelgesi üzerindeki birinci birimle atlama aralığı arasında rastlantılı olarak seçilen ilk örnek birim. bk. örnekleme.

İngilizce'de Başlangıç noktası ne demek? Başlangıç noktası ingilizcesi nedir?:

initial point, origin, starting point

Osmanlıca Başlangıç noktası ne demek? Başlangıç noktası Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mebde

Başlangıç noktası kısaca anlamı, tanımı:

Başlangıç : Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.

Nokta : Yer. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Nöbetçi bulunan yer. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Hiçbir boyutu olmayan işaret.

Parametre : Değişken.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

 

Sıfır : Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0). Kötü, başarısız, verimsiz. Olmayan, bulunmayan. Yeni, kullanılmamış. Hiçbir değeri olmayan şey.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Yer : Gezinilen, ayakla basılan taban. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Durum, konum, vaziyet. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Önem. Durum, konum. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Görev, makam. Ülke. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Yerküre. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa.

Bir : Bir kez. Sadece. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Tek.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.

Başlangıç noktası ile ilgili Cümleler

  • Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
  • Tüm başarıların başlangıç noktası arzudur.
 

Diğer dillerde Başlangıç noktası anlamı nedir?

İngilizce'de Başlangıç noktası ne demek? : n. origin

Fransızca'da Başlangıç noktası : point de départ

Almanca'da Başlangıç noktası : n. Scheitel, Ursprung