Balyos nedir, Balyos ne demek

Balyos; bir tarih terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Osmanlı Devleti'nde Frenk ve özellikle Venedik elçilerine verilen ad

"Balyos" ile ilgili cümleler

  • "Fakat yeni görevini de ihmal edip fırsat buldukça Galata meyhanelerine kaçamak yapması balyosun sabrını taşırdı." - İ. O. Anar

Balyos hakkında bilgiler

Balyos, elçi, aracı, arabulucu anlamı taşıdığı gibi, aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde Venedik elçilerine verilen addır.

Doğu Roma İmparatoru Aleksios Komnenos 1082'de bir ferman ile Venediklilere İstanbul'da bir mahalle verdi ve imparatorluğun her tarafında ticaret yapma ayrıcalığı tanıdı. İlerleyen yıllarda İstanbul'daki Venedik kolonisi giderek genişledi ve reislerine "bailo" ya da "baiulus" denmeye başlandı.

1453 yılında İstanbul'un Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Türk ordusu tarafından fethinin ardından Venediklililer ticaret kolonilerinin varlığını sürdürebilmek için Osmanlılarla müzakere olanağı aradılar. Nihayet Venedik elçisi Bartolommeo Marcello'nun çabalarıyla 18 Nisan 1454 tarihinde bir ticaret anlaşması imzalandı ve Venedik Cumhuriyeti'ne İstanbul'da daimi elçi (balyos) bulundurma hakkı verildi. Elçilik süresi üç yıl olarak belirlenmiş, istisnalar haricinde 1797'ye kadar bu süreye riayet edilmiştir.

 

1479 yılında Venedik ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan ve Venedikli tüccarlara ticari ayrıcalıklar tanıyan antlaşmaya göre konumları daha da pekişmiş ve Osmanlı topraklarındaki Venedikliler arasındaki davalara da hakimlik yapmaya başlamışlardır.

Balyos tanımı, anlamı:

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Devlet : Bu tüzel varlığın yönetim organları. Büyüklük, mevki. Mutluluk. Talih. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.

Fren : Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.

Aracı : İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o. Benzer.

Zaman : Dönem, devir. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.

 

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

Aleksi : Okuma yitimi.

Ferman : Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık. Buyruk, emir.