Bandi nedir, Bandi ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kadın ayakkabısı.
Çam ağacından yapılmış bardak yahut testi.
Küçük testi, bidon.
Bandi anlamı, kısaca tanımı
Bandik : Şalvar. Çocuk ayakkabısı, patik. Küçük lamba. Çabuk ateş alabilir, yanabilir madde, kav. Çam ağacından yapılmış bardak yahut testi
Bandik atmak : Parmak atmak: Bi bandik attım ki zıp diye yerinden iki karış hopladı.
Bandiklemek : [Bakınız: banmak]. Beceriksiz, ehliyetsiz kimse bir işi beceremeyerek bozmak: Bir işi yapacağım diye ortaya çıkar, ancak bandikler. Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
Bandikut : Keseli memeliler (Marsupialia) takımının, keseli porsukgiller (Peramelidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, eti yenen, Tazmanya ve Avustralya'da toprak altında yaşayan bir tür. (Perameles obesula), Keseliler (Marsupialia) takımının keseli-porsukgiller (Peramelidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50 cm. Kül-kahverengidir. Yenir. Tasmanya ve Avustralyada toprak altında yaşar.
Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
Ayakkab : Ayakkabı.
Bardak : Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
Yahut : Veya, ya da. Bir düşünceden cayıldığında "daha doğrusu, iyisi" anlamlarında kullanılan bir söz.
Testi : Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılmış olan su kabı. Bu kabın alabileceği miktarda olan.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Bidon : İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.
Barda : Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.
Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Bard : Ortaçağ'ın başlarında, Avrupa'da ve daha çok ingiltere'de öykü anlatan sanatçı. Kelt ozanı.
Test : Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.
Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
Yahu : "Hey, bana bak, baksana" anlamlarında bir seslenme sözü. Cümlede rica anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz. Üzerine dikkati çekmek için söylenen söze katılan bir kelime.
Diğer dillerde Balvengaller dağ koyunu anlamı nedir?
İngilizce'de Balvengaller dağ koyunu ne demek ? : balwen welsh mountain sheep

Bu kısımda Bandi nedir? Bandi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bandi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bandi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.