Bazofil lökosit nedir, Bazofil lökosit ne demek

Bazofil lökosit; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Sitoplâzmasında bazofil granül ve S şeklinde loplu bir çekirdek bulunması ile diğer kan hücrelerinden ayırt edilen, kanda düşük oranda bulunan bir akyuvar tipi.

Zooloji'deki anlamı:

Bir loplu akyuvar tipi olup sitoplazmasında bazofil tanecikler ve S biçiminde loplu bir çekirdek bulunur. En az raslanan lökosit tipidir.

Bazofil lökosit anlamı, kısaca tanımı

Löko : Yunanca ak anlamına gelen ön ek

Lökosit : Akyuvar. [Bakınız: akyuvar].

Bazofil : Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.

Loplu akyuvar : Çekirdeği loplu ve dolayısıyla çok çekirdekli gibi görünüşlü olan akyuvarlar, bak bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Akyuvar : Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

 

Bulunma : Bulunmak işi.

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Oranda : Ev halkı, aileden olanlar.

Akyuva : Afyon kenti, Şuhut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Kanda : Değirmen bendi. Nerede, nereye.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Diğer dillerde Bazofil lökosit anlamı nedir?

İngilizce'de Bazofil lökosit ne demek ? : basophil leucocyte