Beşikçatı nedir, Beşikçatı ne demek

Beşikçatı; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir terimdir.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) Mahya aşığından başlayarak yalnız iki yana eğimi olan çatı. a. bk. çadırçatı, sundurma çatı, kırmaçatı, oturma çatı.

Beşikçatı anlamı, kısaca tanımı

Beşi : Altın. “Beşi taharlar

Beşik : Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

Sundurma çatı : (Mimarlık) Bir damı örten ve tek akıntı yüzeyi olan çatı.

Mahya aşığı : (Mimarlık) Çatıyı iki akıntı eğikliğine ayıran en üstteki yatay kiriş. a. bk. aşık.

Çadırçatı : (Mimarlık) Ortasından başlayarak dört bir yöne eğik yüzeyleri olan çatı. a. bk. beşikçatı, sundurmaçatı.

Kırmaçatı : (Mimarlık) Dört yüzeyli çatı olup, yapının dar yüzlerine bakan çatı yüzeyleri üçgen, geniş yüzlerine bakanları da ikizkenar yamuk biçimindedir. a. bk. beşikçatı, çadırçatı, sundurma çatı, mansard çatı.

Sundurma : Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.

 

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Sundur : Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık.

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

Kırmaç : Mısır ekmeğine sıcakken yağ karıştırılıp yapılan yemek.

Sundu : Makas.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Mahya : Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim. Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm.

Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

Kırma : Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

Çadır : Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

Çatı : Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

 

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Diğer dillerde Beşikçatı anlamı nedir?

Almanca'da Beşikçatı ne demek ? : satteldach