Be interested türkçesi Be interested nedir

Be interested ile ilgili cümleler

English: Ali said he'd be interested in taking over Mary's job when she retires.
Turkish: Ali o emekli olduğunda Mary'nin işini devralmakla ilgileneceğini söyledi.

English: Ali said you might be interested in this book.
Turkish: Ali bu kitapla ilgilenebileceğini söyledi.

English: Ali doesn't seem to be interested in politics.
Turkish: Ali siyasetle ilgileniyor gibi görünmüyor.

English: Ali definitely seems to be interested in Mary.
Turkish: Ali kesinlikle Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.

English: Ali seems to be interested in Mary.
Turkish: Ali Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.

Be interested ingilizcede ne demek, Be interested nerede nasıl kullanılır?

Be : Anlamına gelmek. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dır. Olmak. -dı. Var olmak. Kalmak. -dir. Durmak. Berylliumb (berilyum).

Interested : Çıkar gözeten. Meraklı. İlgili.

Be interested in : İlgisi olmak. İlgilenmek. -e meraklı olmak. İlgili olmak. Alaka duymak. İlgi duymak. İle ilgilenmek. -e ilgi duymak. İlgi göstermek. Alakadar olmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a ball of fortune : Değişikliğe maruz kalmak. Şans topu olmak. Bir durumun kurbanı olmak.

 

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

İngilizce Be interested Türkçe anlamı, Be interested eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be interested ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attend to : Dikkat etmek. Bakmak. Uğraşmak. Mukayyet olmak. Meşgul olmak.

Bear on : İlgilendirmek. İlgisi olmak. Bağlantısı olmak. İlişki kurmak. Etkisi olmak. İle ilgili olmak. Topa tutmak. Ateş etmek. İle ilgisi olmak.

Nibble at : Benimsemek. Dişlemek. Dişleyerek küçük lokmalarla yemek. Kıtır kıtır yemek.

Concern : Ait olmak. Kaygı. Mesele. Firma. İlgilendirmek. Etkilemek. Kaygılandırmak. İş. İlgili olmak. Endişe uyandırmak.

Come to terms with : İle uğraşmak. Hesaplaşmak. (durumunu vb) kabullenmek. Güçlükle kabul etmek (sevmediği bir şeyi). Uzlaşmak. İle anlaşmak. Kabullenmek. Kabul etmek. Anlaşmak.

Cared : Kafaya takmak. Hevesli olmak. Sevmek. Önemsemek. Hoşlanmak. Özen göstermek. Beğenmek. Merak etmek.

Cares for : Sevmek. Sevmek (birini veya bir şeyi). Seven. Çocuk büyütmek. Bakmak. Hoşlanmak. İstemek. Çocuk yetiştirmek. Bakımını üstlenmek.

Attend on : Hizmet etmek. Bakmak.

Be interested in : Alaka duymak. İlgisi olmak. İle ilgilenmek. İlgili olmak. Alakadar olmak. -e meraklı olmak. İlgi göstermek. -e ilgi duymak.

Be interested synonyms : give importance to, be hot for, take interest in, care, cares, care about, care for, attend, be into, go in for.