Belençay nedir, Belençay ne demek

Belençay; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Siirt ili, Özpınar bucağına bağlı bir yer.

Belençay anlamı, kısaca tanımı

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde

Belen : Bel. Bayır. Hatay iline bağlı ilçelerden biri. Tepe. Dağ üzerindeki yüksek geçit, dik dağ yolu.

Özpınar : GErçek pınar. Manisa kenti, Sarıgöl belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ordu ilinde, İkizce ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt kentine bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Albayrak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak şehri, Devrek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Siirt : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

 

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

İli : Ilık. [Bakınız: ılı]. Sıcak pekmez. Gelişigüzel dikiş. Buz tutan gölün donmayan yeri: İlide kuşlar varmış. Zayıf. Hayalet, cin, peri.

Diğer dillerde Belemnitler anlamı nedir?

İngilizce'de Belemnitler ne demek ? : belemnites