Belirsizlik katsayısı nedir, Belirsizlik katsayısı ne demek
Belirsizlik katsayısı; İstatistik, Yöntem Bilimi alanlarında kullanılan bir terimdir.
İstatistiksel anlamı:
(bağlanım çözümlemesi) r, iki değişken arasındaki ilişki katsayısı olmak üzere verilen ad. Bağımlı değişkenin bağımsız değişkenlerce açıklanamayan kesimi.
Teknik terim anlamı:
Thurstone anlak ölçeğinin kuruluşu sırasında ölçeği oluşturacak- sınarları saptamak amacıyla başvurulan ve ölçek konumu üzerinde yargıcıların yeterince uyuşamadığı ya da birbirinden uzak kümeler içine yerleştirilerek geniş bir yayılma gösterdiği durumda, ilgili sınarın elenmesini gerektiren ölçüm. bk. eşit görünen aralık ölçeği.
Belirsizlik katsayısı anlamı, kısaca tanımı
Beli : Evet.
Belirsiz : Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.
Belirsizlik : Belirsiz olma durumu, belgisizlik, müphemiyet, vuzuhsuzluk.
Katsayı : Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler.
Belirsizlik katsayısı eşitliği : Thurstone ölçek oluşturma yordamında bir sınarın ölçeğe girmesinde ölçü alınan ve yargıcıların sınarın ölçek konumu üzerindeki kümeleyici değerlendirmelerinden oluşan dağılımda sonçeyreklikle ilkçeyreklik arasındaki sayısal ayrıma bakılarak yapılan ölçüm. bk. çeyreklik, Thurstone eşit görünen aralık ölçeği.
Eşit görünen aralık ölçeği : [Bakınız: Thurstone eşit görünen aralık ölçeği].
Bağlanım çözümlemesi : [Bakınız: bağlanım].
Eşit görünen aralık : Thurstone ölçeğinde olduğu gibi ölçek oluştururken başvurulan yargıcıların değerlendirmelerine göre hemen birbirini izleyen sınarlar arasında varsayılan eşit uzaklık.
Bağımlı değişken : Fonksiyonel bir ilişkide değeri, bağımsız değişken veya değişkenlerin alacağı değere bağlı olarak belirlenen, yani etkilenen değişken. karşılığı bağımsız değişken. (bağlanım çözümlemesi) Bir ya da birden çok değişkendeki değişimlerden etkilenen ve böylece bu değişkenlerle arasında bağıntı kurulan değişken. Başka bir deyişle, bağımsız değişkenlerle açıklanabilen ya da kestirilmek istenen değişken, anlamdaş açıklanan değişken, bağlanan değişken, önkestirilen değişken, yanıt değişkeni. Deneylerde, bağımsız değişken denilen etkenlerden bir ya da birkaçına bağımlılık gösteren değişken. Kendisindeki değişmeler, bağımsız değişkendeki değişmelerle tanımlanabilen değişken. Bağımsız değişkenin farklı değerlerine bağlı olarak farklılık gösteren değişken, cevap değişkeni, sonuç değişkeni. Bir varsayım, bir genellik ya da bir bağıntı ilişkisinde belirlendiği ya da bağımlı olarak değiştiği varsayılan ya da bir başka değişkenin seçeneklerine ve aldığı değerlere göre belli bir düzen içinde değişmeler gösteren değişken.
İlişki katsayısı : İki değişken arasındaki ilişkinin ölçüsü. -1 ve 1 arasında değer alan ilişki katsayısı, değişkenler arasında aynı ya da ters yönde ya nedensel bir ilişkiyi ya da nedensel olmayan yalnızca değişimin birlikte olduğu bir ilişkiyi belirtir , anlamdaş çarpım-beklemi ilişki katsayısı, Pearson ilişki katsayısı.
Ölçek konumu : Bir ölçek sınarının ölçüm sürekliliği üzerindeki yeri ya da ölçekle ölçüye vurulan bir bireyin ölçüm boyutu içindeki konumu.
Yargıcılar : Ölçek oluşturma işlemini nesnel temellere dayandırmak üzere başvurulan ve yaptıkları yargısal değerlendirmelerle sınarların ölçek konumu ya da sayıllarını saptamaya yarayan kişiler.
Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.
Çözümleme : Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.
Yeterince : Gerektiği kadar, gereğince, istenildiği kadar, yeter sayıda, kararında.
Saptamak : Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek, tespit etmek.
Değişken : Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Bağlanım : Bağlanma işi. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma.
Diğer dillerde Belirsizlik katsayısı anlamı nedir?
İngilizce'de Belirsizlik katsayısı ne demek ? : coefficient of non-determination, coefficient of ambiguity


Bu kısımda Belirsizlik katsayısı nedir? Belirsizlik katsayısı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Belirsizlik katsayısı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Belirsizlik katsayısı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.