Biçem bilimi nedir, Biçem bilimi ne demek

  • Dilde söz dizimiyle deyiş, anlatım, üslup arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı
  • Bir sanat eserinin anlatılış özelliklerini türlü açılardan inceleyen bilim dalı.
  • Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi.

Biçem bilimi tanımı, anlamı:

Biçem : Üslup.

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Dizim : Dizilme işi, dizme. Söz zincirinde birbirini izleyen ve belli bir birim oluşturan ögeler birleşimi, sentagma.

Deyiş : Halk şiiri, halk türküsü. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup. Deme, söyleme işi. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü.

Anlatım : Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade. Anlatma işi.

Üslup : Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

 

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.