Bina emini nedir, Bina emini ne demek

Bina emini; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Padişahlara özgü olan köşk, sultan camileri ve benzeri binaların yapımı ya da onarımı ile görevli kişiye verilen ad.

Bina emini kısaca anlamı, tanımı

Bina : Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap

Emin : Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.

Sultan camileri : Padişah, padişah oğulları ve sultanlarca yaptırılan camiler.

Ve benzeri : Sayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz, vesaire.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Benzeri : Aynı.

Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

Onarım : Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

Padişa : Hükümdar, bk. padişah.

Sultan : Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Bektaşi azizi. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Kişiy : Kişi.

Onarı : Bir şeyin önden görünüşü, yüzü. Sivas ili, Akıncılar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Binal : Bir kere. “Bindikten sonra al” anlamında kullanılan bir isim”.

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Sulta : Otorite. Yetke.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Diğer dillerde Bina denetçisi anlamı nedir?

İngilizce'de Bina denetçisi ne demek ? : front of house attendant