Bitkiye tapma nedir, Bitkiye tapma ne demek

Bitkiye tapma; Halk Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bugün birçok halk kültürlerinde kalıntıları saptanan ilkadamla ilkellerin, bitkilerde bulunduğuna inandıkları doğaüstü güçlerden yararlanmak ve bitki biçimindeki insan ruhlarıyla Tanrılara karşı saygı göstermek amacıyla yaptıkları uygulamalar, bk. halk kültürü, kalıntı, ilkadam, ilkel, can. karşılığı doğaya tapma, hayvana tapma, atasoy, tapıncak, cancılık.

Bitkiye tapma kısaca anlamı, tanımı

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat

Tapma : Tapmak işi.

Hayvana tapma : Bugün birçok halk kültüründe kalıntıları bulunan ilkadamla ilkellerin, hayvanlarda bulunduğuna inandıkları doğaüstü güçlerden yararlanmak ve hayvan biçimindeki insan ruhlarıyla Tanrılara karşı saygı göstermek amacıyla yaptıkları uygulamalara verilen ad. bk. halk kültürü, kalıntı, ilkadam, ilkel, doğaüstü güç, ruh. karşılığı doğaya tapma, bitkiye tapma, atasoy, tapıncak, cancılık.

Doğaya tapma : Doğada insanüstü güçler bulunduğuna ilişkin inancın sonucunda oluşan olan uygulamaların tümü. karşılığı insanbiçimcilik.

 

Halk kültürü : Halkın, geleneksel yollarla edinmiş olduğu geçmiş çağların kültürüyle, kendisinin yarattığı bugünün kültürü ve dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği yabancı kültürden oluşan karma kültür, bk. halk yaşantısı, karşılığı aydın kültürü.

Yararlanmak : Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.

Kalıntılar : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

Yararlanma : Yararlanmak işi, faydalanma.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Cancılık : E. B. Tylor'un (1832-1917), dinin gelişimini açıklamaya yönelik kuramında birinci basamak olan ve yalnızca insanların değil, bitkilerin, nesnelerin ve doğal belirtilerin de canları olduğu tasarımlanan dinsel dünya görüşü (Bu görüş bugün artık budunbilimde geçerli sayılmamaktadır), a. bk. cancılık öncesi. E.B. Tylor'un dinin gelişimini açıklamaya yönelik kuramında birinci basamak olan ve yalnızca insanların değil bitkilerin, nesnelerin ve doğal belirtilerin de canları olduğu tasarımlanan dinsel dünya görüşü, bk. din. karşılığı doğalcılık, tapıncakçılık, atasoyculuk, kutgüç, canlandırdırmacılık.

İlkeller : (Resim) Uyanış Çağının büyük ustalarından önce gelen 1. y.y. İtalyan sanatçılarına verilen ad.

 

Tapıncak : Put. 1.Pamuk ipliği eğirilen çıkrığın el ile çevrilen kolu. [Bakınız: tapındırık]. Tapınak. İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. karşılığı büyü, din, muska. Doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı bir nesne.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Doğaüstü : Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

İlkadam : Bugünkü insanın atası olan ilk insan. bk. doğalcılık. karşılığı ilkel.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

İnandık : Nişan töreninde her iki tarafın birbirlerine verdikleri armağan. Bingöl ili, Yenibaşak bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Celâlli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Ruhlar : Uçucu ilaçların alkoldeki çözeltisi.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Diğer dillerde Bitkiye tapma anlamı nedir?

İngilizce'de Bitkiye tapma ne demek ? : plant worship