Hayvana tapma nedir, Hayvana tapma ne demek

Hayvana tapma; Halk Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bugün birçok halk kültüründe kalıntıları bulunan ilkadamla ilkellerin, hayvanlarda bulunduğuna inandıkları doğaüstü güçlerden yararlanmak ve hayvan biçimindeki insan ruhlarıyla Tanrılara karşı saygı göstermek amacıyla yaptıkları uygulamalara verilen ad. bk. halk kültürü, kalıntı, ilkadam, ilkel, doğaüstü güç, ruh. karşılığı doğaya tapma, bitkiye tapma, atasoy, tapıncak, cancılık.

Hayvana tapma anlamı, tanımı

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri]

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Tapma : Tapmak işi.

Bitkiye tapma : Bugün birçok halk kültürlerinde kalıntıları saptanan ilkadamla ilkellerin, bitkilerde bulunduğuna inandıkları doğaüstü güçlerden yararlanmak ve bitki biçimindeki insan ruhlarıyla Tanrılara karşı saygı göstermek amacıyla yaptıkları uygulamalar, bk. halk kültürü, kalıntı, ilkadam, ilkel, can. karşılığı doğaya tapma, hayvana tapma, atasoy, tapıncak, cancılık.

Doğaya tapma : Doğada insanüstü güçler bulunduğuna ilişkin inancın sonucunda oluşan olan uygulamaların tümü. karşılığı insanbiçimcilik.

 

Halk kültürü : Halkın, geleneksel yollarla edinmiş olduğu geçmiş çağların kültürüyle, kendisinin yarattığı bugünün kültürü ve dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği yabancı kültürden oluşan karma kültür, bk. halk yaşantısı, karşılığı aydın kültürü.

Yararlanmak : Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.

Yararlanma : Yararlanmak işi, faydalanma.

Kalıntılar : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Cancılık : E. B. Tylor'un (1832-1917), dinin gelişimini açıklamaya yönelik kuramında birinci basamak olan ve yalnızca insanların değil, bitkilerin, nesnelerin ve doğal belirtilerin de canları olduğu tasarımlanan dinsel dünya görüşü (Bu görüş bugün artık budunbilimde geçerli sayılmamaktadır), a. bk. cancılık öncesi. E.B. Tylor'un dinin gelişimini açıklamaya yönelik kuramında birinci basamak olan ve yalnızca insanların değil bitkilerin, nesnelerin ve doğal belirtilerin de canları olduğu tasarımlanan dinsel dünya görüşü, bk. din. karşılığı doğalcılık, tapıncakçılık, atasoyculuk, kutgüç, canlandırdırmacılık.

 

Tapıncak : Put. 1.Pamuk ipliği eğirilen çıkrığın el ile çevrilen kolu. [Bakınız: tapındırık]. Tapınak. İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. karşılığı büyü, din, muska. Doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı bir nesne.

İlkeller : (Resim) Uyanış Çağının büyük ustalarından önce gelen 1. y.y. İtalyan sanatçılarına verilen ad.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Doğaüstü : Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

İnandık : Nişan töreninde her iki tarafın birbirlerine verdikleri armağan. Bingöl ili, Yenibaşak bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Celâlli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

İlkadam : Bugünkü insanın atası olan ilk insan. bk. doğalcılık. karşılığı ilkel.

Diğer dillerde Hayvana tapma anlamı nedir?

İngilizce'de Hayvana tapma ne demek ? : animal worship