Blaze the trail türkçesi Blaze the trail nedir

Blaze the trail ingilizcede ne demek, Blaze the trail nerede nasıl kullanılır?

Blaze : Akıtma. Ağaçlara işaret koymak. Yüzü güzel. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Parlamak. Tam akıtma. Alevlendirmek. Yıldızı parlamak. Alev alev yanmak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Trail : Bir bilgi ya da yordamı uygulama yoluyla ya da denenceyle sınama. İncecik tütmek. Patika. Keçiyolu. Gerisinde olmak (başkalarının). Uzanmak. Kuyruk. Süzülmek. İzini sürmek. İzlemek.

Hit the trail : Gitmek veya ayrılmak.

On the trail of : İzleyerek. Peşinde. Sonra gelerek. Peşinden gelerek. Takip ederek. İzinde.

İngilizce Blaze the trail Türkçe anlamı, Blaze the trail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blaze the trail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spearhead : Harekete lider olmak. Mızrak ucu. Mızrak başı. Öncü. Önayak olan kişi. Önayak olmak. Mızrakbaşı.

Cause : Hedef. Doğurmak. Neden. Sebep. Sebep olmak. -e neden olmak. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. İlke. Neden olmak.

 

Begot : Neden olmak. Baba olmak. Yaratmak. Babası olmak.

Conduced : Katkıda bulunmak. Gerektirmek. Götürmek. Neden olmak. Yardım etmek.

Bring about : Gerçekleştirmek. İleri sürmek. Beraberinde getirmek. Meydana getirmek. Orsa alabanda etmek (gemi). Husule getirmek. Doğurmak. Ortaya çıkarmak. Neden olmak.

Beget : Peydahlamak. Sebep olmak. Vücuda getirmek. Peyda etmek. Yaratmak. Baba olmak. Neden olmak. Babası olmak.

Begets : Yaratmak. Babası olmak. Neden olmak.

Begotten : Baba olmuş. Neden olmak. Babası olmak. Yaratmak.

Fashions : Oluşturmak. Adet. Biçimlendirmek. Meydana getirmek. Biçim. Tarz. Yapmak. Moda. Uydurmak. Yüksek tabaka.

Blaze a trail : Ağaçların gövdelerinde çentikler açarak yeni bir yolun geçiş yerini işaretlemek. Baş çekmek. İz sürmek. Bir ilke imza atmak. (yol olmayan bir yerde) yol yapmak. Çığır açmak. Yol yapmak (yol olmayan bir yerde).

Blaze the trail synonyms : pioneer, pioneering, pioneered, pioneers, fashion, call forth, guide, lead, beat a path, spearheaded, conduce, spearheads, take the lead, lead the way, begetting, conduces, spearheading, caused, causes, guides.