Boşanma nedir, Boşanma ne demek

  • Boşanmak işi
  • Eşlerden birinin boşanma ilamı almasıyla evlilik birliğinin son bulması.

"Boşanma" ile ilgili cümle

  • "Burnundan kanlar boşanmaya başladı." - N. Hikmet
  • "Buna rağmen hiçbir zaman karısından boşanmaya teşebbüs etmedi." - E. Şafak

Sosyoloji'deki anlamı:

Yasal olarak kurulmuş bir evlilik ilişkisinin yine yasal biçimde ortadan kaldırılması.

İngilizce'de Boşanma ne demek? Boşanma ingilizcesi nedir?:

divorce

Boşanma hakkında bilgiler

Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesine boşanma denir. Günümüzde daha yaygın olmakla birlikte, boşanma evlilik kadar eskidir. Eski çağlardan beri bütün toplumlarda boşanmaya rastlanmaktadır.

Boşanma, karşılıklı sevgiye, güvene ve mutluluk beklentisine dayalı olan evlilik ilişkisini sona erdirdiği için acı verici bir durumdur. Ana babanın mutsuzluğundan etkilenen çocuklar, boşanma sırasında anne ile baba arasında bir seçim yapmak zorunda kalırlar. Güven verici aile ortamını yitirdikleri duygusuna kapılırlar. Bundan dolayı boşanma çocuklar için özellikle zordur. Boşanmayla gelen değişiklikler, çoğu zaman çocukların davranış bozukluklarına yol açar. Dersleri aksar, arkadaşları ile olan ilişkileri etkilenir.

Ne var ki çocuklar, eşler arasındaki uyumun bozulduğu, karşılıklı suçlamaların ve saygısız davranışların yer aldığı bir ortamda da mutlu olamazlar. Bu türden etkilerin de davranış bozukluklarına yol açtığı bir gerçektir. Gerçeklerin çocuğa ya da çocuklara onların anlayacağı bir biçimde anlatılması, durumu kabullenmelerini kolaylaştırabilir. Evlilik kadar eski olan boşanma, toplumların tarihsel gelişimine göre değişen özellikler gösterir. İlkel bir yaşam süren Pueblo Yerli kabilelerinde kadın, kocasının ayakkabılarını evin eşiğine bıraktığında onu boşamış sayılır. Birçok eski toplumda erkek çocuğun dünyaya gelmesi evliliği kalıcı kılardı. Kadının kısırlığı ise erkek için haklı bir boşanma nedeni sayılırdı.

 

Eskiçağın Asur, Babil gibi Mezopotamya toplumlarında boşanma kurallara bağlanmıştı. Asur toplumunda, kocanın karısına karşı görevlerini yerine getirmemesi durumunda kadının boşanma hakkı vardı. Boşanan kadın, koca evine getirdiği çeyiz denilen eşyayı geri alabilir ve boşandığı eşinin mirası üstündeki haklarını da korurdu. Tutsak düşmüş bir savaşçının karısı iki yıl bekledikten sonra boşanmış sayılırdı ve yeniden evlenebilirdi.

Boşanma ile ilgili Cümleler

  • Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!
  • Ali boşanmak istedi.
  • Ali boşanmak isteyip istemediğini dikkatlice düşünmeli.
  • Biz boşanmaya karar verdik.
  • Hiçbir şey boşanmayı önlememeli.
  • Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.
  • Yaklaşık olarak her dört evlilikten üçü boşanmayla sonuçlanmaktadır.
  • Boşanma genellikle acı bir ayrılıktır.
  • Boşanma bugünlerde daha yaygın oluyor.
  • Ali ve Mary boşanmayı düşünüyor.
  • Boşanma davası açmak için iyi bir nedeni vardı.
  • Evliliklerin yüzde kaçı boşanmayla sona erer?
  • Boşanma oranının artması bekleniyor.
  • Boşanma her zaman can yakıcı.
 

Boşanma tanımı, anlamı:

Evlilik : Evli olma durumu.

Boşanma davası : Eşlerden birinin evlilik birliğine son verecek kararı elde etmek için açtığı dava.

Boşanma ilamı : Mahkemenin boşanmayı kesin hükme bağladığını belirterek verdiği resmî belge.

Boşanmak : Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Bol bol akmak.

Gözünden yaş boşanmak : Çok ağlamak.

Ter boşanmak : Hastalık, sıkıntı veya heyecandan dolayı çok terlemek.

Yağmur boşanmak : Birdenbire çok yağmur yağmak.

İlam : Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge. Bildirme, anlatma.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As.

Bulma : Bulmak işi.

Evli : Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer). Evi olan. Evlenmiş olan (kadın veya erkek).

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Yaygın : Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Boşanma oranları : Belli bir toplum ya da toplumsal kümede, beli bir dönemde görülen boşanma olaylarının belli bir temele göre (örneğin o dönemdeki evli çift sayısına, evlenme olayları sayısına, toplam evlenme çağı nüfus sayısına vb.) oranları.

Diğer dillerde Boşanma anlamı nedir?

İngilizce'de Boşanma ne demek? : n. divorce, split, split up

Fransızca'da Boşanma : divorce [le]

Almanca'da Boşanma : n. Ehescheidung, Scheidung

Rusça'da Boşanma : n. вытекание (N), развод (M)