Body color türkçesi Body color nedir

  • Vücut rengi.
  • Deri rengi.
  • Ten rengi.
  • Beden rengi.

Body color ingilizcede ne demek, Body color nerede nasıl kullanılır?

Body : Yoğunluk. Kuruluş. Yığın. Kurul. Grup. Karoser. Cüsse. Nesne. Kitle. Cisim.

Color : Renközü. Renk vermek. Kızarmak. Yüzü kızarmak. Çarpıtmak. Saptırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge.

Body activities : Vücut faaliyetleri.

Body and soul : Vücut ve ruh. Bütün kalbiyle. Tüm varlığıyla. Bütün varlığıyla. Bütün benliğiyle. Canla başla. Tüm benliğiyle. Bir kimsenin fiziksel ve ruhsal yönleri.

 

Body axes : Gövde ekseni.

Body axis : Vücut ekseni.

İngilizce Body color Türkçe anlamı, Body color eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Body color ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buffs : Meraklı. Hasta. Perdahlamak. Öküz derisi. Açkılamak. Perdah etmek. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Perdah vurmak. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri.

Body colour : Guvaş.

Colouring : Renklendirme. Tiyatro konuşmasında tekdüzelikten kaçmak için seste tını, hız ve vurgu değişikliği yaparak konuşmaya canlılık getirme. Yanıltıcı görünüş. Boyama. Görünüş. Renklendiren. Renk. Boya. Yüz rengi.

Flesh colour : Etrengi.

Nude : Çıplak resmi. Çıplak insan vücudu. Çıplak. Nü. Hükümsüz. Çıplaklık. Çıplak kimse. Geçersiz.

Complexions : Beniz. Sima. Cilt. Görünüm. Yüzün rengi. Genel görünüm. Gidişat. Mahiyet. Yön.

Colour : Coşkunluk. Dış görünüş. Boya renklendirmek. Hareketlilik. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Yüzü kızarmak. Renklendirmek. Bet beniz. Boyamak. Maske.

Body color synonyms : flesh color, flesh colored, flesh coloured, colourings, buff, coloring, colorings, complexion.