Bombar nedir, Bombar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşkembe.

Buğday tanelerine dadanan kara renkli bir böcek.

Koyun ve benzerleri hayvanların kalın barsağı.

[Bakınız: bokluk].

Bombar ile ilgili Cümleler

  • Bombardıman bütün gün devam etti.
  • Ali bombardımanın ne zaman duracağını merak ediyordu.
  • Ben bütün gün bilgisayar ekranı önünde otururum, bu yüzden elektro-manyetik dalgalar tarafından oldukça şiddetli şekilde bombardıman edilirim.
  • İngiliz bombardımanı saat yedide durdu.
  • Bir sürü tehlikeli bombardıman saldırılarını tamamladı.

Bombar ile ilgili Atasözü veya Deyim

bombardıman etmek : top ateşi veya bomba ile bir yere saldırmak Mecaz anlamı bir kimseyi ağır sözlerle paylamak Mecaz anlamı etkili bir biçimde ve sık olarak gündeme getirmek, duyurmak.

Bombar tanımı, anlamı

Bomba : Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap

Bombarda : İki direkli bir savaş gemisi türü.

Elektron bombardımanı : Elektronların belirli bir ereğin üzerine düşürülmesi durumu.

Bombardıman : Topa tutma. Etkili bir biçimde ve sık olarak gündeme getirme, duyurma. Bombalama.

 

Bombardıman uçağı : Bombalama işinde kullanılan uçak.

Bombardon : Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.

Varagele bombardımanı : İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çok sık uyguladığı bombardıman yöntemi.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

İşkembe : Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü. Kasaplık hayvanlarda mideyi oluşturan bölümlerin bütünü, göden. Mide.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Dadana : Hizmetçi.

Bokluk : Pislik. Kötü durum.

Dadan : Eski türkçe tatgan: Alışmak, sürekli gitmek (Erzincan Merkez). Dadanmak.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

 

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Diğer dillerde Bombaj anlamı nedir?

İngilizce'de Bombaj ne demek ? : bombe, swell, bulge