Buğanak nedir, Buğanak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sağnak, şiddetli yağmur.
Yağmur bulutu.
[Bakınız: boğanak].
Yağmur bulutlarıyla kapalı hava.
Sisli, puslu hava.
Yağmurdan sonra topraktan çıkan buhar.
Nöbet nöbet, zaman zaman.
Döküntü, sağanak.
Teknik terim anlamı:
Sağanak.
Buğanak anlamı, kısaca tanımı
Buğa : Yerden 5-10 santim yükselen başı top ince bir bitki. Boğa. Buna. Eski türkçe buka: boğa. Buna (işaret zamiri yaklaşma hâli)
Buğana : Sağnak, şiddetli yağmur.
Yağmur bulutu : Atmosferde nem yüklü bulutlar.
Zaman zaman : Ara sıra.
Kapalı hava : Bulutlu hava.
Şiddetli : Etkisi çok olan, zorlu. Aşırı. Hızlı. Aşırı bir biçimde.
Boğanak : Sağanak, bora.
Döküntü : Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.
Sağanak : Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur. Ani, şiddetli veya art arda oluşan hareketler.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
Şiddet : Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.
Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
Sağnak : Sert deniz yeli, büyük dalga : Sağnak kayığı devirdi. Çok kısa süre : Ahmet'le bir sağnak görüştük.
Bulutu : Özel bir rengi olan, iri taneli üzüm.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Topra : Torba.
Sağan : Bakırdan yapılmış, derinliği az yemek kabı. Sağmal hayvan. Süt veren, sağılan hayvan. Sahan, tabak. Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuş.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.
Diğer dillerde Bugünkü değer anlamı nedir?
İngilizce'de Bugünkü değer ne demek ? : present value

Bu kısımda Buğanak nedir? Buğanak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Buğanak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Buğanak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.