Bulgu belgesi dizgesinin tekelci sonuçları nedir, Bulgu belgesi dizgesinin tekelci sonuçları ne demek

Teknik terim anlamı:

Bulgu belgesi almakla ortaya çıkan hakların bağışladığı tekelci haklar.

Bulgu belgesi dizgesinin tekelci sonuçları anlamı, tanımı

Bulgu belgesi : Bulgunun yeniliğini ve kütüğe yazıldığını gösteren belge. Yapım çalışmalarına ilişkin işlerde eskiyi iyileştirme, değişik, yeni bir türetme yapma ya da bilinmeyen yepyeni bir şey bulma gibi olaylarda bulan kişinin bu sonuç ve çalışmalardan doğacak yararlanmaları tekelinde bulundurabilmesi için devletçe kendisine verilen belge

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.

Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.

 

Teke : Erkek keçi. Bir tür karides. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve.

Tekel : Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol. Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu, inhisar, monopol. Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç.

Tekelci : Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı. Tekel görevlisi. Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan.

Haklar : Hukuk (karş. töre).

Hakla : Tahıl ölçeği. Halka. Basık silindir biçimli 12 kiloluk buğday ölçeği. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Bağış : Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

 

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Alma : Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

Diğer dillerde Bulgu belgesi dizgesinin tekelci sonuçları anlamı nedir?

İngilizce'de Bulgu belgesi dizgesinin tekelci sonuçları ne demek ? : guarantee against the monopolistic features of the patent system