Buzul taşı nedir, Buzul taşı ne demek

Buzul taşı; Jeoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Buzulların üstünde, içinde taşıdığı, dipten sürüklediği ya da çökelttiği taş parçaları.

Buzul taşı anlamı, tanımı

Buzul : Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye

Buzul taş : Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çok kez parıltılı veya çizikli taşlar, moren.

Taş : Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. Dama, domino ve benzerleri oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri. 7. tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde. 8. jeol. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça. 9. mec. Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. Gönü işlemekte kullanılan bir araç. [Bakınız: kayaç]. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası. (Söz sanatı terimi) Kapalıca yapılan sitem veya takışma. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Değirmen taşı. (Bünyan Kayseri). [Bakınız: daş].

 

Buzul taşı duvarı : Gerilemiş bir buzulun çökelttiği, yan ya da alın buzul taşlarından oluşmuş uzun bir sırt.

Dip buzul taşı : Buzulun tabanında, yataktan sökülüp koparılmış buzul taşlardan her biri. Buzulun altında, yatağı boyunca aşındırma ile ve yarıklardan düşen irili ufaklı parçaların karşılaşmaşıyle oluşmuş kum, kil, mil, cilalı, çizikli çakıl karışımı; katmansız oluşmuş buzul taşları.

Yüzey buzul taşı : Buzul dilinin üstünde, ortada ya da yanlarda yer alan buzul taş. bk. buzul taş.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sürük : Azgın. Sürülmüş.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Çökel : Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

 

Sürü : Evcil hayvanlar topluluğu. Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu. Yönlendirilebilen insan topluluğu.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Çöke : Kazma ve küreğin küçüğü.

Diğer dillerde Buzul taşı anlamı nedir?

İngilizce'de Buzul taşı ne demek ? : moraine