Cöme nedir, Cöme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: çömelek].

Beceriksiz.

Çok oturan, tembel.

Cöme ile ilgili Cümleler

  • Cömertliğin takdir edilmektedir.
  • Sen çok cömertsin.
  • Ali oldukça cömertti.
  • Sen tanıdığım en cömert insanlardan birisin.
  • Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.
  • Cömertçe ödüllendirileceksin.
  • O cömert görünüyor.
  • “Size ne kadar cömert davranmış olduğunu kendiniz de biliyorsunuz.”
  • Ali hiç cömert değildi.
  • Cömertlik bazı kişilerde doğuştandır.
  • O doğuştan cömert bir kişidir.
  • Cömertliğiniz için size çok teşekkür ederim.
  • Neden Mustafa bu kadar cömert oluyor?
  • Çok cömerttin.

Cöme ile ilgili Atasözü veya Deyim

cömert davranmak : sakınmadan, esirgemeden bol bol vermek.

cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler : “başkalarının pohpohlamalarına kananlar mallarından ve canlarından olurlar” anlamında kullanılan bir söz.

Cöme tanımı, anlamı

Cömeet : Cemaat

Cömek : Öğendirenin ucundaki demir sıyırgı.

Cömen : Mısır öbeği.

Cömertlenmek : Cömert olmak.

Cömertleşebilme : Cömertleşebilmek işi.

Cömertleşebilmek : Cömertleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Cömert : Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör. Verimli.

Cömertçe : Cömert bir biçimde, sakınmadan, bol bol.

 

Cömertleşme : Cömertleşmek işi.

Cömertleşmek : Cömertçe davranmaya başlamak.

Cömertlik : Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.

Beceriksiz : Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

Çömelek : Çok oturan, tembel. Bacakları eğri olan. Hafif ve ince ağrı, sızı. Ayaklar üzerinde oturma şekli. Tavukları kötürüm yapan bir çeşit hastalık. İçel ili, Mut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

Bece : Ocak. Pencere, tavan penceresi, dumanın çıkması ve evin ışık alması için toprak damlarda açılan delik. Arı oğulu.

Çöme : Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Coxiellaenfeksiyonu anlamı nedir?

İngilizce'de Coxiellaenfeksiyonu ne demek ? : coxiella infection