Calks türkçesi Calks nedir
- Kalafatlamak.
- Başlı buz çivisi.
- Tıkamak.
- Buzmıhı gemi.
- Kalafat etmek.
Calks ingilizcede ne demek, Calks nerede nasıl kullanılır?
Calk joint : Kır dökümden pissu borularının, erimiş kurşun ile birleştirilmesi. Kurşun kalafatlı ek.
Calk : Kaymayı önleyen çivi. Kalafatlamak. Tıkamak. Buz mıhı. Kalafat etmek. Buzmıhı gemi. Başlı buz çivisi.
Calked : Kalafatlanmış. Kalafat etmek.
Calker : At nalı üzerinde kaymayı önleyen parça.
Calkers : At nalı üzerinde kaymayı önleyen parça.
Calabar swelling : Loa loa adlı paraziter nematodun neden olduğu enfeksiyonlarda geçici deri altı şişlikle belirgin belirti. Kalabar şişliği.
Calabar : Afrika'nın batı kıyısında bir bölge. Kalabar. Bu nehrin kıyısındaki liman. Güney-doğu nijerya'da bir nehir.
Cala coast : Barınaklı kıyı. Geniş yüzü boyunca denize yaslanmış kireçtaşlı kıyılarda görülen yuvarlak, söbe biçimli, küçük, ancak derince koylar dizisi.
Calking chisel : Kalafat kalemi. Kalafat keskisi.
Cal : Suyun bir gramının sıcaklığını bir derece artırmak için gerekli ısı miktarı. Kalorinin simgesi. Kalori. Isı enerjisi birimi. Kilokalori.
İngilizce Calks Türkçe anlamı, Calks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Calks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blocks : Bloklar. Durdurmak. Engellemek. Kalıplamak. Bloke etmek. Kapamak.
Caulk : Sızdırmaz yapmak.
Word : Söylemek. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Sözcüklerle anlatmak. Laf. Emir. Kelime. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Anlatmak. Lügat. Kısa görüşme.
Choke : Boğma. Kısmak. Boğazlamak. Kodes. Bastırmak. Ölmek. Tutmak. Tıkanmak. Boğazını sıkmak.
Discussion : Konuşma. Müzakere. İrdeleme. Bahis. Münakaşa. Münazara. Bir sorunu çözümlemek ya da bir sonuca varmak üzere girişilen eleştirmeli görüşme. Görüşme. Tartışma.
Wound : Cerh etmek. Vurmak. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır. Yaralanma. Kalbini kırmak. İncitmek. Yaralamak. Bere. Yara.
Caulked : Kalafatlı. Kalafatlanmış. Kalafat edilmiş.
Bunging : Fırlatmak. Dövmek. Savurmak. Tapalamak. Tıpalamak. Hırpalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpa. Tapa.
Bung up : Gelişigüzel bırakmak (araba vs.). Kapamak.
Bargaining : Bir mal için istenilen ederi daha da düşürmek için alıcının satıcı ile yaptığı kesimli tartışma. pay ve borç belgitleri alım ve satım işlemleri, bir nesneyi alıp satmak için sözlü ya da yazılı olarak yapılan anlaşma. Pazarlık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir alışverişte alıcı ve satıcının kendisi için eniyi fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptığı görüşme.
Calks synonyms : diplomatic negotiations, horse trading, calk, negotiation, bung, repair, dialogue, chokes, calking, diplomacy, give and take, caulks, mediation, chock, block, bungs, block up, choke up, clod, parley, bunged, collective bargaining, calked, injure, clods.

Bu kısımda Calks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Calks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Calks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Calks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.