Cavea türkçesi Cavea nedir

  • Eski roma'da vahşi hayvanların konulduğu kafes.
  • Kavea.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Mağara, kafes.

Cavea ingilizcede ne demek, Cavea nerede nasıl kullanılır?

Caveat : Askı başvurusu. İşlemlerin durdurulması emri. Uyarı. Hukuki işlemleri durdurma. Şerh. İhtar. İhbarname. İkaz. İşlemlerin askıya alınması.

Caveat emptor : Sorumluluk alıcıya aittir. Sorumluluğu müşteriye ait. İr mal satılırken kusurunu satıcının belirtmesi yerine alıcının fark etmesi yoksa satışın kesinleştiği kuralı. Alıcı dikkatli olsun!. Tüm risk alıcıya ait olmak üzere. Alıcı sakınsın. Alıcı dikkatli olsun. Sorumluluk müşteriye ait. Sorumluluğun alıcıya ait olması.

Caveat venditor : İkaz. Bütün sorumluluk satıcıya ait olmak üzere. (latince) satıcıyı uyandırma. Sorumluluk satıcıya ait. Sorumluluk satıcınındır.

Caveating : İkaz. Askı başvurusu. İşlemlerin askıya alınması. Uyarı. İhtar. İhbarname. İşlemlerin durdurulması emri. (eskrim) kılıcı rakibin kılıcının bir tarafından diğer tarafına götürme. Şerh. Hukuki işlemleri durdurma.

Caveator : Şerhi kaydettiren kimse. İhbarname veren kimse. Temyizde bulunan. Bir müracatta bulunan kimse (hukuk terimi). Davayı istinaf eden.

Cave bear : Mağara ayısı.

Enter a caveat : İşlemlerin durdurulması için bir ikaz veya ihtar kayda geçirmek (hukuk terimi). Bir ihtar notu kayda geçirmek. İşlemlerin askıya alınması için ihtar çekmek.

 

Enter a caveat against : Muhalefet ifade edilene kadar işlemlerin durdurulması için ikaz çekme. İtiraz dile getirilene kadar işlemlerin durdurulması için yapılan ihtar çekme.

Cave dweller : Mağara adamı.

Caveats : Uyarı. İşlemlerin askıya alınması. Askı başvurusu. Uyarılar. İkaz.

İngilizce Cavea Türkçe anlamı, Cavea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cavea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı.

Roof : Üst kısım. Tavan. Yuva. Damını yapmak. Çatısını yapmak. Çatı. Çatı yapmak. Ruf. Çatısını örtmek.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane. Mezbaha.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Grot : Adi. İn. Porno dergi. Porno dergisi. Grotto. Aşağılık herif. Ciğeri beş para etmez. Adi şerefsiz. Pislik. Şerefsiz.

 

Abdomen : Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Abdomen. Karnın altı.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Cove : Kovuk. Körfezcik. Körfez. Barınak. Dik yamaçlarla çevrili vadi. Ahbap. Koy. Sığınak. Kemer. Koyak.

Cavea synonyms : stalagmite, caution, a crochordon, floor, abdominal ovariectomy, a c syndrom, grotto, warning, abdominal distention, stalactite, abamectin, abdominal palpation, a c deformity, a clay, wall, geological formation, abdominal fat necrosis, cavern, formation.