Ceceli nedir, Ceceli ne demek

Ceceli; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Aksaray kenti, Balcı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kahramanmaraş şehri, Türkoğlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ceceli anlamı, tanımı

Cece : [Bakınız: cice]. İhtiyar, hıristiyan kadını. [Bakınız: çece]. Yok anlamında kullanılır: Bizde şeker cece. Kalıntı, bir şeyi eritip süzdükten sonra kalan tortu. Arı peteklerinin eritilerek mumu alındıktan sonra kalan kısmı. Abla. Ağabey. Et (çocuk dilinde)

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Kahramanmaraş : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Kahraman : Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.

Türkoğlu : Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri.

Aksaray : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Balcı : Arı yetiştirip bal elde eden veya satan kimse.

Kahra : Hayvan yiyeceği. Büyük taşlık yer. Mağara, delik. Yeraltı: Yağan yağmur kahraya geçti.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Kent : Şehir. Site.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Diğer dillerde Cebirsel üretilen altdoğru uzaysı anlamı nedir?

İngilizce'de Cebirsel üretilen altdoğru uzaysı ne demek ? : algebraically generated submodule